Yabancı Sınırlarda Geçiş Prosedürleri

İnsanoğlu var olduğu ilk günden beri hayali olan uçma tutkusu günümüze kadar gelmiştir ve hala devam etmektedir. Uçmak artık lüks olmaktan çıkmıştır ve bir ihtiyaç halini almıştır. Uçmak, ulusal ve uluslararası bir eylem olduğu için uluslararası kural ve kanunları beraberinde getirmiştir. Havacılık sektörü uluslararası yönetilmesiyle nadir sektörlerden biri haline gelmiştir. Bundan dolayı birleşmiş milletler 1944 yılında ICAO (International Civil Aviation Organization) kurmuştur. Bütün detaylarıyla birlikte hazırlanan bu kurallara üye ülkeler uymak zorundadır. Ülkemizdeki havacılık otoritesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na Bağlı olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’dür.

Herhangi bir devletin milliyet ve tescil işaretini taşıyan bir uçak nerede bulunursa bulunsun, üzerinde uçuşunu gerçekleştirdiği ülkenin hava sahası içindeyken o ülkenin kural ve yönetmelikleri geçerli olacaktır. Uçuşun gerçekleştiği hava sahasında bulunan devlet tarafından tayin edilen Hava Seyrüsefer Hizmet Sağlayıcı Kuruluşu gerekli hava trafiği hizmetini ve izinlerini sağlamaktadır. Uçak Gerekli Kurallara Uymazsa Ne Olur?

İzinsiz bir şekilde yabancı bir hava sahasına girilmesi durumunda hava aracının planlanan rotasına tekrar dönmesi için uyarılar yapılır. Gerçekleştirilen önlemlerin beraberinde getirdiği tehlikeleri ortadan kaldırmak üzere pilotlar ve hava trafik hizmetleri arasında koordineli bir şekilde gayret gösterilmektedir.

Uzun Uçuşlarda Kabin Görevlilerinin Çalışma Düzenleri Nasıldır?

Kabin görevlileri; uçakta bulunan yolculara hizmet eden ve yolcuların güvenliğini ve rahatlığını sağlamaya çalışan kişilerdir.

Kabin Görevlisinin Sorumlulukları

Uçağın hareketinden önceki yapılan toplantıya katılarak yönergeyi okur, uçak içi temizliği kontrol eder yolcuların uçağa yerleştirilmesinde yardımcı olur, özel yardıma ihtiyacı olan yolcularla ilgilenir, yolculara uçak içinde yapılması ve yapılmaması gerekenler hakkında bilgiler verir, yemek/içecek servislerini yapar ve iniş için hazırlıklar yaparak yolcuların güvenli bir şekilde inişlerini sağlamaktadırlar. Kabin Görevlileri Günde Kaç Saat Uçar

Kabin görevlilerinin bir günde yaptıkları uçuşlar değişiklik göstermektedir ancak çalışma saatleri haftalık ve aylık olarak düzenlenmektedir. Haftada en fazla 30 saat uçuş yapabilmektedirler ancak mesai saatleri 56 saate kadar çıkmaktadır. Aylık olarak hesaplandığında ise 80-110 saat arasında değişmektedir. Uzun Menzilli Uçuşlardaki Görev Süreleri

Uçuş görev süresi 14 saat olup kaptan pilotun kararı ile 16 saate kadar çıkmaktadır. Uzun uçuşlardan sonra uçuş ekipleri ana ya da geçici üsse dönerler ve minimum 48 saat olacak şekilde uçuş görev süresinin 3 katı kadar dinlenme hakkına sahiptirler.

Uçakta Karşılaşılabilecek Alerjik Durumlar Nelerdir?

Havacılık sektöründeki gelişmelerin artmasıyla insanlar uçakla daha çok seyahat etmeyi tercih ettiler ve bu da beklenmedik acil durumların artmasına sebep oldu.

Kısa ya da uzun sürecek olan uçuşlarda havaalanından itibaren başlayarak uçuş sonlana kadar birçok sağlık sorunu ve alerjik reaksiyonlar gerçekleşebilir. Alerjik nezlesi ya da vazomotor ritini olan yolcularda uçuş esnasında hapşırma, burun tıkanıklığı veya akıntısı, kulakta dolgunluk meydana gelebilir. Besin alerjisi ya da yolculuğun yaratmış olduğu etki ile vücut da kaşıntı, kızarıklık, ödem ve ağız/dudak da uyuşma olabilir. Astımlı hastalarda, hava akımının etkisiyle astım krizi başlayabilir. En çok korkulanlardan ise ilaç ya da besinle tetiklenen anafilaksi veya şok tablosudur.

Uçak İçindeki Basınç Astım Hastalarını Olumsuz Etkiler Mi?

Uçakla seyahat sırasında bu kişiler olumsuz etkilenebilmektedirler. Uçuşa bağlı stres ve mekanın dar olması, nispeten azalan oksijen düzeyi, nem durumu ve jet lag etkisi astım rahatsızlığı olan kişilerin astımını tetiklemektedir. Havayolu Şirketlerinin Alacağı Önlemler

  • Uçuş öncesi, yolcuların sağlık sorunları hakkında bilgi sahibi olurlar ve gerekirse yolcunun doktoru ile görüşerek alınacak önlemler hakkında konuşurlar.
  • Alerjik durumlarda uçuş ekibinin müdahale edebilmesi için gerekli eğitimleri verirler.
  • Besin alerjisi olan yolcular için menü hazırlarken daha dikkatli davranırlar.
  • Acil müdahale setini eksiksiz bir şekilde uçak içinde bulundururlar. (Oksijen, Adrenalin ampul, Salbutamol, Kortikosteroid, Antihistamin)

Uçakların Yakıtları Nerede Depolanır?

Gökyüzünde uçan metal kuşların büyük hacimlerde yakıt tankları bulunmaktadır. Büyük hacimlerde olan bu yakıt tankları uçakların kanatlarında ve gövdesinde yer alır. Uçak yakıtının %70’i kanatlarda bulunurken, %30’u gövde kısmında yer almaktadır. Uçaklarda Kaç Adet Yakıt Deposu Vardır?

Uçaklardaki yakıt deposu temelde üçe ayrılmaktadır. Bunlar; Merkezi Yakıt Deposu (center tank) , Ana Yakıt Deposu (main tank) ve Genişleme Yakıt Deposu (surge tank)’dur.

Merkezi Yakıt Deposu; uçağın gövde kısmında iki kanat arsında yer almaktadır, Ana Yakıt Deposu; uçağın kanatlarının içinde bulunan kısımda yer almaktadır, Genişleme Yakıt Deposu ise; uçağın kanat kısmındaki ana yakıt deposunun ilerisinde kanadın uç kısımlarında yer alır.

Ayrıca uçakların yatay kuyruklarında (yatay stabilizatör) trim tank adı verilen ek yakıt tankı bulunur. Bu tank uçak taksi ya da aşırı yakıt ikmali yapılması durumunda ana tanklardan taşan yakıt buraya doldurulur. Kanatta bulunan yakıt tanklarından daha küçük bir hacme sahip olan bu tanklara yakıt, merkezi yakıt deposu tarafından pompalanır. Peki Yakıt Depoları Neden Kanatlarda Yer Alır?

3 sebebi bulunmaktadır.

Aşırı Strese Engel Olma

Uçak kalkışını gerçekleştirdikten sonra, uçak üzerinde ki ağırlıklar kanatlara binmeye başlar. Bu durumda yakıt, kanatlar için baskı azaltıcı bir etki yaratır. Örneğin Airbus a320’yi düşünelim. Kanatlarında bulunan yakıt tankı tamamen boş olsun merkez yakıt tankı ise tamamen dolu. Bu durumda devası yapıda ki uçakların ağırlığı kanatların aşırı strese maruz bırakacaktır. Bu yüzen öncelikle, yakıt merkez tankından daha sonra kanat tanklarındaki yakıt tüketilir. Yakıt ikmali sırasında ise tam tersi şeklinde ikmal yapılır.

Uçağın Ağırlık Merkezini Koruma

Eğer yakıt tankların uçağın burun, kuyruk ya da başka kısımlarında yer alsaydı çok büyük momentum değişiklikleri meydana gelirdi. Uçağın uzunlamasına ağırlık merkezinin sabit kalması hayati önem taşımakta ve uçağın düşmesine engel olmaktadır.

Kanatların Daha Sert Olmasını Sağlamak

Kanatların hava akımından dolayı titreyerek yalpalaması durumuna ‘Çırpınma (flutter)’ ismi verilmektedir. Güçlü bir çırpınma kanatların kırılmasına yol açabilecek bir güçte olup tehlikelidir. Kanatların yakıtla dolması çırpınmayı azaltmakta ve uçuş güvenliği sağlamaktadır.

Soğuk Havalarda Uçağın Buzlanmasını Önlemek İçin Alınan Önlemler

Buzlanma, uçuş performansını etkileyerek uçuşun elverişsiz hale gelmesine neden olmaktadır. Bu sebepten dolayı buzlanma havacılık sektöründe çok tehlikeli bir meteorolojik olaydır. Dolayısıyla buzlanma olayının sebepleri, sonuçları ve engellemesi için yapılan çalışmalar hem insan hayatı için hem de teknoloji açısından önemli bir yere sahiptir.

Buz Oluşumu Nasıl Gerçekleşir?

Uçak yüzeyinde sıvı halde suyun bulunması, 0 derecenin altındaki atmosfer sıcaklığı ve 0 derecenin altındaki uçak yüzeyinin sıcaklığı uçak üzerinde buzlanmaya sebep olmaktadır.

Meydana gelen buzlanma hava akışını bozar ve uçağın yükselme gücünü azaltırken ağırlık ve sürtünmeyi arttırır. Aynı zamanda buzlanma uçağın; motor, kanat, kuyruk ve pitot tüpü gibi yapısal parçalarına da zarar vermektedir. Buzlanmayı Önlemek İçin Yapılan İşlemler

Uçakların olumsuz hava koşullarında kalkış ve inişlerini güvenli bir şekilde yapmaları için yerde iki adet işlem uygulanmaktadır. Bunlar; de-icing ve anti-icing işlemleridir.

De-icing, uçak yüzeyinde buz tutmadan önce yapılan bir işlemdir. Uçak üzerine suyun bazen tek başına bazen de içerisinde buz çözücü bir sıvı ile beraber tüm yüzeylere püskürtülür. Bu işlem sayesinde ne yazık ki buzlanmayı tamamen önleyemeyiz. Eğer de-icing işleminden sonra uçak üzerinde bir buzlanma oluşursa Anti-icing işlemi uygularız. Anti-icing işleminde ise uçak baştan aşağıya buz önleyici sıvı ve su karışımı ile yıkanmaktadır. Su ve sıvı çözücü oranları koşullara göre değişiklik göstermektedir.

Yapılan bu işlemler yetkili bir personel tarafından yapılır. Uçağın tüm kısımlarına ulaşılabilecek seviyede tasarlanmış araçlar vasıtasıyla bu işlemler gerçekleşmektedir. Havada yapılan önlemlere bakacak olursak, uçak havalandıktan sonra normal irtifalarda yol alırken hava nemli ise buzlanma tekrardan oluşabilir. Uçuş esnasında içerisinden geçilen bulutların içinde su buharı ve nemin olması buzlanmayı tetiklemektedir. Uçakların üzerinde bulunan birçok sensör ve hava giriş çıkış delikleri bulunur ve bu sensör ve deliklerin buzlanması göstergelerde yanlış değerlerin okunmasına sebep olur. Seyir halinde gerçekleşen buzlanma kanatlardaki taşım kuvvetinin düşmesine, performansının azalmasına ve kazalara neden olabilir.

Bu gibi durumlarda pilotlar anti-ice sistemini devreye sokmaktadır. Bu sistem, hem motorlardan sıcak hava alır hem elektrik gücü ile hem de kimyasal sıvılar ile çalışırlar. Kanat hücum kenarları, motorun hava giriş kısımları ve göstergelerin veri aldığı dış kısımlar gibi birçok bölge kokpitten yönetilen sistemler sayesinde buzlanma önlenmektedir.

Günümüzde kullanılmayan bazı uçaklarda ise, şişerek buzu kıran sistemler yer almaktadır. Kanat ve kuyruğun ön kısımlarına yerleştirilen bu sistem şişerek oluşan buzu kırmaktadır.

Havalimanı Taksi Yolları İşaretleri ve Anlamları

Uçakla özellikle akşam saatlerinde seyahat ediyorsanız pek çok kişi tarafından görülen pist üzerinde renkli ışıklandırmalar olduğu fark edilmiştir. Uçakların kalkışlarını ve inişlerini gerçekleştirdiği taksi yolları üzerinde farklı renklerde ışıklar ve işaretler bulunmaktadır. Operasyon için çok önemli olan bu işaret ve ışıkların her birinin farklı anlamları ve kuralları vardır.

Hava meydanlarının çoğunda kapsül lambalar kullanılmaktadır, ancak gelişen LED teknolojisi ile led’lerin kullanımları da yaygınlaşmaktadır. Led’lerin ömürleri daha uzundur ve daha az bakıma ihtiyaç duymaktadırlar. Taksi yolu üzerinde 3 adet ışık bulunmaktadır. Bunlar; mavi, yeşil ve kırmızı ışıktır. Mavi Işık

Bu ışıklar taksi yollarının sınırlarını belirlemektedirler. Terminalde en dikkat çeken ışıklar mavi ışıklardır. Uçaklar kötü hava koşullarında ve hava karardığında taksilerini mavi ışık sınırları içerisinde gerçekleştirirler.

Yeşil Işık

Taksi yolunun merkez hat ışıkları yeşil renktedirler. Uçağın taksi sırasında takip ettiği mavi ışıkların ortasında bulunan ışıklardır. Pilotlar yeşil ışıklara göre ortalayıp taksi yolundaki sürüşlerine devam etmektedirler.

Kırmızı Işık

Kırmızı renk ışıklandırma her havaalanında mevcut değildir. Bazı hava meydanlarında taksi güvenliğini daha çok arttırma adına konulmuştur. Bu ışıklar, taksi yollarında ki kavşaklara yerleştirilmektedirler. Kavşağa yaklaşan bir uçağın diğer bir uçağa yol vermesi gerekirse bekleme yapması gereken uçağın önünde bir sıra haline kırmızı ışık yanmaktadır. Şu anda Singapur Changi Havalimanı otoritesi bunu kullanmaktadır. Taksi yollarında ki bulunan işaretler ise, ışıklandırmaların çalışmadığı olası bir durumda kullanılmaktadır. Öncelikle sarı ve siyah işaretlere bakacak olursak bu renkler taksi yolunu tanımlamaktadır. Siyah arka planlı sarı karakterli bir işaret, uçağın hangi taksi yolunda gittiğini göstermektedir. Sarı arka planlı siyah karakterli işaret ise, geçiş taksi yolunu tanımlamaktadır.

Kırmızı işaretler de her zaman bir pisti göstermektedir. Kırmızı renk pilotlar için uyarıcıdır ve hava trafik kontrolöründen izin almadan devam etmemeleri gerektiğini göstermektedir.

Taksi ve pist yollarının ayrımını yapanlar ise güvenlik ışıklarıdır. Bu ayrımın yapılmasının nedeni herhangi bir aracın aktif olan piste girmesini engellemektedir. Sarı renkte olup taksi yolunun iki tarafında bulunur ve yanıp sönerek çalışmaktadır.

Dünyanın En Büyük Turbo Fan Motoru; GE9X

Havacılık sektöründeki gelişmelerle birlikte paralel olarak uçak ve uçak parçaları da gelişimini sürdürmektedir. Tek başına bir uçak gövdesi kadar kalın olan dünyanın en büyük ticari jet motoru GE9X’dir. General Electric firmasının imzalı bu motoru ABD Federal Havacılık dairesinden onayını almıştır. Bu devasa motorun yarıçapı Boeing 737’nin gövdesine yakın bir büyüklüğe sahiptir.

Bugüne kadar bir yolcu uçağı için geliştirilen en büyük motor unvanına sahip olan GE9X Boeing 777X uçağı için geliştirilmiştir. Bu motor, yine aynı firmanın ürettiği GE90 motorunun gelişmiş halidir. Guinness Rekorlar Kitabına Giren GE9X’in Özellikleri

General Electric firmasının GE9X motoru şimdiye kadar ürettiği yakıt tasarrufu bakımından en ekonomik motorudur. Standartların çok altında gürültü üretecek ve NOx emisyonları olacağı için aynı zamanda çevre dostu bir turbo fan motor olacaktır. Devasa büyüklükteki bu motorun diğerlerine nazaran daha sessiz olmasının en büyük sebebi de çok büyük fanlara sahip olmasıdır.

Çapı 3,5 metre civarında olan motorda 16 adet fan kanalı bulunmakta. Bu kadar büyük çapta olan fan case’leri kompozitten üretilmiştir ve fan bladeleri de kompozittir. 490kN itiş gücü sağlamaktadır. Motor gücünü kıyaslayacak olursak Boeing 737’lerdeki iki motorun sağladığı gücün iki katı gücü sağlamaktadır diyebiliriz. Konfigürasyonuna bağlı olarak tek seferde 348 ya da 436 yolcu kapasitesine sahip bir hava aracının motoru olacaktır.

Yeni nesil bu motorlarda VBV (Variable Bleed Valve) sistemini, motor içine giren havanın dışarı atılmasını kolaylaştıracak şekilde tasarlamış ve ismini de ‘Debris Rejection System’ olarak adlandırmıştır. LPC (Low Pressure Compressor) 3 kademe ve HPC (High Pressure Compressor) 11 kademeden oluşur. Kompresör sıkıştırma oranı 27:1 olup toplam sıkıştırma oranı 60:1’dir ve bu da havacılık tarihindeki en yüksek sıkıştırma oranıdır. Yanma odasında ise üçüncü jenerasyon fakir karışım (lean burn) (TAPS III) teknolojisi kullanmaktadır. Yanma odasının ve türbinin bazı parçalarının imalatında Seramik Matris Kompozit malzemeler kullanılmıştır. GE9X Motorunda Türkiye İmzası

Ülkemizde motorların montaj ve bakımı amacıyla kurulan TEI Şirketi bu devasa motora imzasını atmıştır. TEI sahip olduğu üstün ve sürekli yenilenen teknoloji üretim yeteneği ile bu motorun programı kapsamında yer alarak 8 adet farklı parça üretimi gerçekleştirecektir.

Böyle devasa bir motorun global tedarik zincirinde olmak hem TEI’ye hem de ülkemiz adına gurur verici bir başarı olmuştur.

Yeni Pist İnşa Edilirken Nelere Dikkat Edilir?

Uçakların kalkış, iniş ve taxi yaptığı sırada kullanılan pistler emniyet açısından büyük bir öneme sahiptir. Pistlerin inşası için gerekli kurallar ICAO tarafından belirlenir.

Pistlerin Konumlandırılması Nasıl Olur?

Pistlerin yapılacağı konum belirlenirken; hava ve özellikle rüzgâr yönü, hava alanı çevresi topoğrafyası, uçağın performansı ve etrafa verilecek olan gürültü desibeli göz önünde bulundurularak konum belirlenmelidir. ATS rotalarının yakınlığı da dikkate alınır.

Pist Uzunluğunun Belirlenmesi

Pistte bulunan karşı rüzgârın şiddeti ne kadar fazla olursa uçağın kalkış ve iniş esnasında ihtiyaç duyduğu pist uzunluğu kısa olmaktadır. Ancak kuyruk rüzgârı gerekli olan pist uzunluğunu arttırmaktadır. Sıcaklığın artması ile de pist uzunluğu artış göstermektedir çünkü düşük hava yoğunluğu yaratarak itme çıkışının düşük olmasına ve taşıma kuvvetinin azalmasına sebep olur. Pistin eğimi de uzunluk için etkili bir sebeptir. Yokuş yukarı eğimli olan bir pistten kalkış yapan uçak düz veya yokuş aşağı kalkış yapan bir uçağa göre daha uzun bir piste ihtiyaç duymaktadır.

Pistin kalkış ve iniş mesafeleri de uçakların kalkışa başladıktan sonra herhangi bir arıza sebebiyle emniyeti bir şekilde durdurulabilmesini veya emniyetli bir şekilde kalkış ve iniş operasyonlarını gerçekleştirebilecek uzunlukta yapılmalıdır

Pistlerin Fiziksel Özellikleri Nelerdir?

Pist genişliği 18-60m arasında olmalıdır ve pistlere A’dan F’ye kadar olan harflerle harf kodlamaları yapılır. Pist genişliğini; uçağın konma sırasında merkez hatta sapması, yan rüzgâr, pist yüzeyinin kontaminasyonu, yaklaşma/ayrılma hızları, görüş ve insan faktörleri etkilemektedir. Boyuna eğimler, pistin merkezi hattı boyunca olan azami ve asgari farkın pistin uzunluğuna bölünerek hesaplanır ve dikkat edilmesi gereken faktörler arasındadır. Enine eğimler, yağmur sularının hızlı bir şekilde tahliyesi için önemlidir. Kod harfinin A ve B olduğu pistlerde %2, C D E veya F olan pistlerde ise %1.5lik bir eğim yapılmaktadır. Görüş mesafesini engelleyecek hiçbir unsur olmamalıdır ve pist yüzeyi dayanıklı olmalıdır. Yüzey üzerinde herhangi bir pürüz bulunmamalıdır çünkü bu, uçakların iniş- kalkışlarını ve frenleme kayıplarına sebep olmaktadır.

Pist Banketleri Ve Pist Şeritleri Nelerdir?

Pist banketi, pistin herhangi bir uçağa yönelik tehlikesini azaltmak amacı ile kullanılmaktadır. D veya E kod harfli ve pistin genişliğinin 60m’den az olduğu pistlerde kullanılır. Piste bitişik ve yüzeyle aynı hıza da olacak şekilde konumlandırılır. Pişt şeritleri, merkez hattından belirli bir uzaklıkta pist sonunun ilerisine uzanmaktadır. Amacı uçakları tehlikeye sokabilecek cisimlerden ayrı bir alan sağlamaktır.

Kaç Adet Pist Çeşidi Vardır?

Pist sayısı belirlenirken havaalanındaki uçak trafiği önemlidir. Uçağın IFR ve VFR tipinde olması da bu sayıda etkilidir. 4 çeşit pist bulunmaktadır.Bunlar; tek pist, paralel pist, açık v pist ve kesişen pisttir.

Uçakların Koltuk Konfigürasyonu Nasıl Belirlenir?

Seyahat sırasında ulaşım olarak hava yolunu kullananlardansanız ve özellikle uzun mesafeli uçuşlar yapacaksanız koltuk seçiminizin de önemi artmaktadır. Çoğu kişi oturacağı koltuk yerini önemsemese de bu seyahatinizi etkileyen önemli bir faktör olabilir. Yolcu kabinlerinde bulunan koltukların yerleşimleri uçak tipine göre değişmektedir. Genellikle ekonomik tip, birinci sınıf ve ekonomik tip karışık, yüksek yoğunluklu tip olarak koltuk yerleşimini ayırmaktayız. Uçağın dar ve geniş gövdeli olması da koltuk konfigürasyonu açısından etkilidir.

Koltuk Konfigürasyonu Nasıl Yapılr?

Tüm uçağın ekonomi tip olduğu koltuklar 32 inch mesafe ile dizilmektedir. Bazı uçakların ön kısımları birinci sınıf ve arka kısmı ise ekonomi sınıftır. Bu uçaklarda birinci sınıf koltuklar 36 inch mesafe ile dizilirken arka tarafta ki koltuklar 32 inch mesafe olarak dizilmektedirler. Yüksek yoğunluklu dizilen koltuk tipleri arasında ise 30 inch mesafe bulunmaktadır. İçlerinde en az mesafeye sahip bu koltuklar, daha fazla koltuk sayısı için yakın dizilmektedirler. Uzun menzilli ve geniş gövdeli bir uçakta önden arkaya doğru sırasıyla; birinci sınıf, business, ekonomi sınıf yer alabilir. Bu uçaklarda koltukların önden arkaya doğru arasındaki mesafe azalır ve sayısı artmaktadır.

Kaç Koltuk Yan Yana Dizilir?

Birinci sınıf bölümünde yan yana ikişerli üç koltuk olmak üzere, toplam 6 adet koltuk bulunmaktadır. Busines bölümünde kenarlarda iki ortada üç adet olmak üzere toplam 7 koltuk, ekonomi sınıfında ise toplam 8 koltuk yan yana dizili bulunmaktadır. Hepsi ekonomi sınıfı olan geniş gövdeli uçaklarda ise yan yana 9 koltuk bulunmaktadır. Dar gövdeli ve hepsi ekonomi sınıfı olan uçaklarda iste yan yana üçer koltuk olmak üzere toplam 6 koltuk yer almaktadır. Koltuklar önden arkaya doğru birden başlayarak numaralandırılmaktadır ve sağdan sola doğru A,B,C… olarak harf kodu alırlar. Koltuk tipleri ne olursa olsun koltukların yer döşemesine bağlandığı kısımlar aynı şekilde bağlanır. Döşeme üzerinde bulunan seattrack (koltuk rayları) sayesinde sökülüp takılarak farklı tiplerdeki dizilişlere de dönüştürülebilirler.

Uçak Bakım Hangarlarındaki Çalışma Ortamı

Uçak bakımı, hava aracının veya komponentinin tamir edilmesi, yenilenmesi veya üzerinde değişilik yapılmasıdır. Yapılan bu bakımlar sırasında el kitaplarına, üretici firmaya ve havacılık otoritesinin talimatları göz önünde tutularak yapılır. Bakım yapılan kuruluş, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından SHY-147 onaylı bakım kuruluşu lisansı da alması gerekmektedir.

Hangarda Hangi Alet Ve Malzeme Kullanılır?

Perçin makineleri, kesme ve şekillendirme aletleri, elektronik ve mekanik ölçüm aletleri, motor test üniteleri, yüzey düzgünlük ölçüm aletleri ve çeşitli el aletleri kullanılmaktadır.

Hangarda Sırasıyla Yapılan İşlemler Nelerdir?

Hangar önüne veya apron da park halinde bırakılmış olan uçak önce hangarın içine alınır ve uçağın tipine göre lisansa sahip olan uçak bakım teknisyeni tarafından bakıma alınır. Hangar içine alınmadan önce iniş takımları ve yuvası temizliğinin bir kısmı yapılır. Bakım öncesi kontrolleri ( motoru çalıştırarak motor ve hidrolik kaçak kontrolü, APU kontrolleri vb. işlemler) yapılır. Pitot tüp ve statik port gibi kısımlar koruyucu ile kapanır. Motorların kaportaları açılarak motor bakımına başlanır ve aynı zamanda kargo, kanat, gövde, E\E bölümü gibi pek çok kısımda bakım işlemi başlar. Bakım sırasında ortaya çıkan hasarlı parçalar değiştirilir ya da yenisi takılmaktadır. Sökme ve takma sırasında da kullanılan cıvata, somun vb. parçalar dikkatli bir şekilde yerlerine takılır. Kanatların içerisinde bulunan yakıt tankları da özel temizlik malzemeleri ile temizlenir tüm bu işlemler yapıldıktan sonra koruma amaçlı kapatılan kısımlar açılarak bakım tamamlanır ve uçağımız havalanmak için hazırıdır.

Hangarda Herkes Çalışabilir Mi?

Hangarda çalışan teknisyenler uçak bakım teknisyeni lisansına sahip olan kişilerdir. Bu lisansa sahip değilseniz hangarda bakım teknisyeni olarak çalışamazsınız.

Uçak bakımı, hava araçlarının revizyonlarını yapmak ve hava araçlarını çalışır halde tutabilmeyi amaçlar. Bakım sırasında el kitaplarına, üretici firmaya ve havacılık otoritesinin talimatları göz önünde tutularak yapılır.

Havayolu Departmanları Ne İşler Yaparlar?

Havayolu işletme departmanları kendi aralarında yaptıkları iş bölümü sayesinde iş yükünü hafifletmişlerdir.

Departmanlar;

Hava aracı bakımı,

İmalat, onarım ve işletmecilik,

Havaalanı yapım ve işletme,

Haberleşme ve seyrüsefer,

Hava trafik hizmetleri düzenleme,

Havacılar için meteoroloji faaliyetlerini ve çevre koruma faaliyetlerini yerine getirmektedirler.

Havayolu işletmeleri; hava yolu, hava taksi, balon işletmesi ve genel havacılık olarak da dört gruba ayrılmaktadır.

 

Hava Trafik Kontrol Sistemi Nasıl Çalışır?

İlk çağlardan günümüze kadar insanlar bir yerden başka bir yere gitmek için rota belirlediler. Havacılıkta belirlenen rotalar ise Hava trafik kontrol (ATS) sistemi sayesinde gerçekleştirildi. Bu sistem uçakların kalkış, iniş, apron hareketleri ve gökyüzünde seyir hali sırasında meydana gelebilecek karışıklıkları önler ve pilotlarla kurulan iletişim sayesinde uçuş emniyetli bir şekilde gerçekleşir. Bu sistem sayesinde, insanları ve eşyaları bir noktadan başka bir noktaya emniyetli bir şekilde ulaştırırız.

Ats Sistemi Kimler Tarafından Yönetilir?

Sivil havacılık genel müdürlüğü tarafından yapılan lisans sınavı sonucu başarılı olan kişiler ‘Hava Trafik Kontrolörü’ olarak kulede hizmet vermeye başlarlar. Hava trafik kontrolörü bazen 10 bazen de 40-45 uçaktan sorumlu olabilmektedir.

Pilot İle Kontrolör Arasında Neler Konuşulur?

Hava trafik kontrolörü pilotlara telsiz ile ulaşır ve radar sistemi üzerinden kontrol eder. Daha önceden belirlenmiş olan rotaları kullanan pilotlar herhangi bir sorunla karşılaşırlarsa (hava durumu vb.) kontrolörler tarafından yeni rotaya yönlendirilirler. Hava durumu hakkında bilgilendirirler ve önemli görevlerinden biri de gökyüzündeki uçaklar arasındaki mesafeyi korumaktır. Havaalanları yakınlarında ki minimum mesafe önden 5 kilometre, dikey olarak 300 metredir ve yüksek irtifada uçarken bu mesafeler 7.5 kilometre ve 600 metredir.Aralarında konuştukları dil İngilizcedir.

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 3150+ üyesi ve 7 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

     

    İletişim

    Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
    Pendik/ İstanbul

    0 538 062 81 90

    info@herkesicinhavacilik.com