Uçağın Gideceği Havalimanında Sorun Çıkarsa Ne Olur?

Bazen haberlerde çoğu uçağın havalimanlarına inemediği başka havalimanlarına indiği söyleniyor. Bunun arka planında neler olduğunu bu yazıda öğreneceğiz. Öncelikle yazıda çokça divert kelimesi geçeceği için kısaca kelimenin havacılık sektöründe ne anlama geldiğini öğrenelim. Divert; uçağın planlanmış havalimanına herhangi bir nedenden dolayı inemeyip başka bir havalimanına inmesidir. Bir uçağın nasıl divert ettiğini ve hangi nedenlerin divert sebebi olabileceğini kısaca anlatacağız. Uçaklar kalkıştan önce o gün yapacağı uçuşun uçuş planını gerekli otoritelere gönderir ve uçuş izni alır. Uçuş planında iniş yapılacak havalimanının yanında 1 tane de alternatif havalimanı eklenir. Eğer uçak ineceği havalimanında operasyonel sorunlar veya meteorolojik koşullar yüzünden inemezse bu belirtilen havalimanına inmesi gerekir.

Son Karar Kaptan Pilotun

Eğer uçak herhangi bir neden yüzünden iniş yapacağı havalimanına iniş yapamaz ve alternatif havalimanına divert etmek durumunda kalırsa bunun kararını kim verir? Öncelikle uçaktaki kaptan pilot havayolunun base havalimanındaki hareket memuru ile durumu değerlendirir ve karar verilir. Ancak yine de son karar uçaktaki kaptan pilottadır.

 

 

 

 

 

Kara Kutu Nedir?

1958 yılında hava araçlarında kullanımı zorunlu hale gelen bu cihaz, her hava aracında bulunması zorunlu olup, hava olayları ve kazaların soruşturulmasında kolaylık sağlayan bir flight recorder ünitesidir.

Kara Kutu Ne İşe Yarar?

Kara kutu, uçakla ilgili her türlü bilgiyi, pilotların konuşmalarını kaydeder ki böylece olası kaza durumunda araştırmacılar pilotların son konuşmalarını dinleyebilir böylece kazanın anlaşılmasında büyük fayda sağlar. Ancak her kara kutunun işlevi aynı değildir. Bazıları yalnızca uçakla ilgili verileri kaydederken bazıları her ikisini de yapar. Çarpma etkisini en aza indirgemek için uçağın kuyruk kısmında bulunur. Yaklaşık 5 kg ağırlığında olan kara kutular, suyla temas halinde aktif hale gelir ve sinyal göndermeye başlar. 90 gün boyuca deniz altından sinyal yollayabilir.

Uçaklarda Açık Büfe Kahvaltı Var Mıdır?

Uçakta neden ikram yapılır? Bu sorunun cevabı aslında oldukça açık durumda, hava yolu taşımacılığında seyahat eden yolculara oyalanmaları ve birazda olsa midelerini tok tutması için bir şeyler ikram etmek, havacılık sektörünün geleneksel uygulamalarından biridir. Yolcularda ise kısa uçuşlarda dahi uçakta bir şey yemek ya da içmek vazgeçilmez bir alışkanlık halinegelmiş bulunmaktadır. Fakat artık bazı havayolu şirketlerinde ikramlar ücretli hale gelmiştir. Bu havayolu şirketlerini kullanan uzun uçuşlar yapacak yolcuların aklında ise yemek olarak ne tercih edebilirim sorusu akıllarda belirir. Türk Hava Yolları’nın uçuş sınıflarına göre ikram çeşitleri mevcuttur.

Uçuşlarında ücretsiz olarak sunduğu sıcak sandviç ve çay ikramı vardır. Ayrıca bazı Economy Class kısa uçuşlarda sandviç, çay ve kek çeşitleri, uzun okyanus aşırı uçuşlarda ise,snack (atıştırmalık) menüleri mevcuttur. İç hatlar hariç tüm seferlerinde ihtiyaç ve tercihlerinize göre özel yemek talebinde bulunabilirsiniz. Talep etmeniz durumunda sizin için özel tıbbi, diyet ve dini gereksinimlerinize uygun menüler hazırlanabilir. Business Class uçuşlarında ise seferlerin uçuş saatine ve süresine göre farklılık gösterebiliyor. Okyanus aşırı seferlerde seyahat eden yolculara Türk sofralarında önemli bir yeri olan çorbaları servis ediliyor.

Okyanus aşırı uçuşlarımızda üç ana yemek ve bazı uçuşlarımızda snack (atıştırmalık) servisi mevcut. Daha sonra da sıcak içecek ya da lokum ve Türk kahvesi ile yolculuğunuza devam edebilirsiniz. Fakat bu kadar çeşitten ve alternatiften yanı sıra sınıfınız Business Class da olsa Economy Class da olsa uçak içerisinde açık büfe kahvaltı uçak yolculuğunuz sırasında mevcut değildir. Diğer havayolu şirketlerinde ücretli şekilde sunulan çeşitler ise sıcak soğuk ikramlar olarak değişiklik gösteriyor ve ücretleri iç hatlar ve dış hatlar olarak kur farkına göre ayarlanıyor.

Pilotlar Hep Aynı Uçağı Mı Kullanır?

Birçok kişinin kendine özel arabası var. İstediği zaman istediği yere arabası ile gidebiliyor. Peki, bir pilot istediği zaman istediği yere uçağı ile gidebilir mi? Veya bir pilot her zaman aynı uçağı mı kullanır? Kısaca cevap verecek olursak hayır. Peki, bu sistem nasıl işliyor? Gelin beraber öğrenelim. Dünyadaki havayollarının filosunda yüzlerce uçak bulunmaktadır. Pilotlar iş yaşamları boyunca hep aynı kuyruk tescilli uçakla uçmazlar. Sistemi kısaca anlatmak gerekirse, şöyle izah edebiliriz.

Bir havayolu bir uçağın bir hafta boyunca nelere uçacağının planlamasını yapar. Bu planlama yaparken uçağın neredeyse her uçuşuna farklı uçuş ekibi görevlendirir. Böylece pilotlar iş hayatları boyunca hep aynı uçağı uçurmazlar. Yapılan planlama çerçevesinde pilotların hangi günde nereye saat kaçta hangi kuyruk numaralı uçak ile uçacağı bellidir. Hatta bir pilotun bir günde uçtuğu uçak değişebileceği gibi uçuş ekibi de değişebilir.

 

 

 

Acil Durumlarda Oksijen Maskeleri Yolcuları Ne Kadar Süre İdare Eder?

Basınç Kaybı Yaşanırsa Ne Olur?

Uçak yolculuklarının gerçekleştiği yükseklikler 25-35 bin feet civarındadır. Yüksek irtifada oksijen oldukça azdır. Uçakta meydana gelebilecek basınç kaybı olası bir tehlikedir ve uçaklarda kabin basıncını eşit seviyede tutmak için sistemler bulunur. Uçuş sırasında kabin basıncı belirli bir seviyenin altına düşerse bu sistemler otomatik ya da manuel olarak çalışır ve oksijen maskeleri yolcuların üzerindeki panellerden açılır. Basınç kaybı durumunda pilotlar kısa süre içinde insanların normal nefes alabileceği yükseklik olan 10 bin feet seviyelerine uçağı indirir.

Uçaklarda Oksijen Sistemi Nasıl Çalışır?

Uçaklarda direkt olarak oksijen depo edilmesi patlama riski oluşturacağından, tanklarda demir tozu ve sodyum kloratin depolanır. Bu kimyasalların reaksiyonu sonucunda oksijen açığa çıkar. Bu tanklar yolculara sınırsız oksijen sağlayamaz. Maskeler,uçağa göre 12-15 dakika ya da 15-22 dakika oksijen sağlayabilir. Bu süre uçağın normal uçuş irtifasından oksijen seviyesinin yeterli olduğu 10 bin feet seviyesine alçalması ve kabin basıncının dengelenmesi için yeterlidir.

 

Kokpitte Pilotlar Birbiriyle Şakalaşır Mı?

Kokpitteki Pilotların Durumu

Pilotların kokpitte yaptığı bazı şeyler uçuş protokolü ihlali içerebilir, bu nedenle bunlar da asla paylaşılmayacak şeyler arasındadır. Örneğin, pilotlar kimi zaman yaklaşık 13-15 saat gibi oldukça uzun bir süre boyunca havada kalırlar ve bu durum onları fazlasıyla yorabilir. Pilotlar uçuş esnasında uyuması kesinlikle yasaktır, ancak onlar protokolü ihlal ederek biraz da olsa kestirirler, bu kısa süreli uyku yeniden onların kontrolü ele almalarını sağlayacak şekilde tazelenmelerini sağlar.

Pilotlar Kabin İçerisinde Konuşabilir Mi?

Pilotlar uçuş esnasında konuşup konuşamadıklarına ilişkin asla bilgi vermezler. Aksi takdirde yolcular uçuş boyunca sohbet ettiklerini ve uçağı kontrol etmeleri gereken bu zaman dilimini yalnızca konuşmakla geçirdiklerini düşünebilirler. Fakat gerçek şu ki pilotlar yalnızca 10.000 feet’in altındaki uçuşlar esnasında konuşmalarını sürdürebilirler ve bu kural konuşulan konu ancak ama ancak uçuş süreci ile doğrudan ilgili olduğunda geçerlidir.  Ulusal Havacılık İdaresi bu kurula uyup uymadıklarını incelemek adına pilotları sıklıkla denetlemektedirler, çünkü olası bir kaza veya aksilik durumunda pilotların bu kurallara uygun davranıp davranmadığını rahatlıkla tespit edebilirler.

Pilotlar Kalkıştan Hemen Sonra Otopilot Sistemini Mi Kullanırlar?

Pilotlar kalkıştan yalnızca birkaç saniye sonra uçağı otomatik pilota alırlar ve bunu oldukça gizli tutarlar. Bu gizliliğin amacı yolcuların uçuş korkusunu azaltmak olarak bilinir. Bunun bir diğer nedeni de kokpitteki modern bilgisayar teknolojisinin pilotların kendilerini gereksiz hissetmelerine sebep olduğudur.  Fakat yine de bu durum pilotların asla uçuş sırasında uçak uçurmadığı anlamına gelmez. Onlar uçuşu otopilota aldıkları zaman bilgisayar ekranındaki uçuş takip sistemini kontrol etmek veya yanındaki pilot ile konuşmak gibi işlerle meşgul olurlar. Ayrıca pilotlar bu sırada gazete, roman, kitap gibi şeyler okuyabilirler. Bu prosedürler tarafından yasaklanmıştır fakat pilotlar uzun uçuşlarda bu kuralı dinlemeyerek ihlal edebilirler.  Pilotların yolculara yaptığı anonslar genelde alaycı bir tonla olabilir fakat bunun nedenlerinden biri de uçuş esnasında gerçekleşen herhangi olumsuz bir durumu, küçük olumsuzluklar olarak yansıtmak istemeleridir.

 

 

 

Kuleler Uçaklara Neye Göre İzin Verir?

Bir hava trafik kontrolörünün uçağa iniş izni vermemesi için birkaç nedenin olması gerekiyor. Bu yazımızda bu nedenlerin neler olduğunu detaylı bir şekilde inceleyip hava trafik kontrolörünün uçaklara hangi durumlarda neleri baz alarak iniş izni verdiğini öğreneceğiz.

Meteorolojik Koşullar

Bir hava trafik kontrolörünün uçakların inişine izin vermemesi için geçerli nedenler olduğunu söylemiştik. Bunlardan birincisi meteorolojik koşullar. Dünyadaki tüm havayolu şirketleri ve hava trafik kontrolörleri ilgili otoritelerin belirlediği kurallara uymak zorundadır. Örneğin pist görüşünün 100 metre olduğu yerde eğer ilgili otorite bu sayının kalkış ve iniş için risk oluşturacağını kurallarında belirtmiş ise hava trafik kontrolör uçaklara iniş ve kalkış izni veremiyor. Bir başka örnek olarak yan rüzgâr limitini verebiliriz. 25 knot rüzgâr limiti olan bir meydan da eğer rüzgâr 25 knottan fazla ise yine hava trafik kontrolör uçakların iniş ve kalkışlarına izin vermez.

Uçuş Planı Hataları

Uçakların kalkış öncesinde hava trafik kontrolörlere kalkıştan sonra havada hangi rotayı kaç bin feette kaç knot hızla izleyeceğini belirten belgeleri kontrol etmeleri gerekmektedir. Eğer belgede herhangi bir hata varsa hava trafik kontrolör uçağın kalkmasına izin vermez. Hata düzeltilene kadar kuleden uçağa uçuş izni verilmez.

Kaza/Kırım

Havalimanında yaşanılacak herhangi bir kaza/kırım olayı da yine hava trafik kontrolörünün uçaklara uçuş izni vermemesinin nedenleri arasında yer alır. Kaza/kırım olayı yüzünden eğer havalimanı uçuşlara kapatılırsa iniş yapacak uçaklar ya en yakın havalimanına ya da alternatif havalimanlarına yönlendirilir. Aynı zamanda kalkış yapacak tüm uçaklarda kulenin talimatıyla geri park pozisyonlarına döner. Yukarıda belirtilen nedenlerin dışında daha birçok sebep ile hava trafik kontrolörleri uçakların uçuş yapmasına izin vermeyebilir. Bunların dışında operasyonu tehlikeye atmayan koşullarda her hava trafik kontrolörü uçaklara iniş izni verir.

 

 

 

 

Uçuş Sırasındaki En Acil Durumlar (kaçırılma vs.) Nelerdir?

Uçaklar dev birer makinedir. İçlerindeki insanlar ve uçağın kendisi, havalimanları başlı başına birer cazibe merkezleridir. Durum böyle olunca hem mekanik hem insan hem de hayvanlardan kaynaklı tehlikelerle karşı karşıya kalınabilir. Bu tehlikeler acil durum planlamalarıyla çözümlenmeye çalışılmıştır. Acil durumların çoğu uçağa gelen hasarlar ya da teknik arızalardan dolayı gerçekleşmiştir. Birkaçı da insan faktörü kaynaklıdır. En acil olanlarsa uçağı ve içindekileri kazaya ya da ölüme sürükleyecek olanlardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

  • Kanunsuz Girişim: Uçağın içindeki insanların yaşamlarını tehlikeye sokan hiçbir uçuş ekibinin karşılaşmak istemediği durumlardan biridir. Belirli bir prosedür vardır. Bu prosedürlerin uygulanması sürecinde pilot birçok kuralı çiğneyebilir, rotadan sapabilir, çağrılara yanıt vermeyebilir ya da şifreli yardım isteyebilir. Bunlara karşılık uzlaşma yoluna gidilmek denenebilir, pilot talep edileni yapabilir. O an durumu kurtarmak için ne gerekiyorsa o yapılır.
  • Bomba İhbarı: Bir bombayla ilgili bilgi geldiğinde pilot en yakın meydana inmek için izin isteyebilir ya da tırmanmayı durdurup ani irtifa değişikliği isteyebilir. Pilotun iniş yapacağı pist hazırlanır ve uçuş ekibinden uçakta tehlikeli madde olup olmadığı konusunda bilgi alınır.
  • Kokpitte Duman: Pilotların görüşünü ve soluk almasını güçsüzleştireceği için acil iniş ya da alçalma yapmak isteyebilirler. Oksijen maskesi takıp görüş mesafesinin düşüklüğünden dolayı ACT’nin talimatlarıyla hareket edilir.
  • Kabin Basıncı Problemi: Uçak kabin basıncının düşmesi sabit olmayan eşyaların uçmasına sebep olur bu da fiziksel yaralanmalara sebebiyet verebilir. Basıncın düşmesi görüş bulanıklığına kısa süreli bilinç kayıplarına sebep olabilir.
  • Kuyruk Çarpması: Eğer kuyruk çarpması yaşanırsa uçak hasar görebilir. Bu durum uçak içi basıncı etkileyebilir böyle bir durumda basıncın ayarlanması zor olur. Eğer kuyruk çarpması yaşanırsa kuyruk çarpmasının yaşandığı pistte mania (yabancı madde) kontrolü yapılmalıdır.
  • Kuş Çarpması: Uçuş güvenliğini riske atan maddi bazen de manevi hasar verebilen bir olaydır. Kuşun ağırlığı, büyüklüğü vereceği hasarla doğru orantılıdır. Genel olarak uçağın ön tarafına ve motorlara hasar verebilir. Uçağın motorları tarafından kapılıp motora zarar verirken kuşun kendisi de ölebilir ya da gövdeye çarpmasıyla yaralanabilir.

Uçağın yaşayabileceği farklı acil durumlarda vardır. Yazıda belirtilenler birkaçından bahsetmektedir. Acil durumlarla karşılaşmamak ya da karşılaştığımızda ne yapacağımızı öğrenmek için uçuş görevlilerinin kalkışta gösterdikleri ve anlattıkları kuralları dikkatli bir şekilde dinlemeli, acil durumda onların söylediklerine oldukça dikkat etmeliyiz.

Acil Durumlarda Pilotlar Uçağı Ne Zaman Terk Eder?

Tahliye İşlemi Nedir?

Acil uçak tahliyesi, uçağın yerde ya da uçuş sırasında yaşanabilecek acil durumlarda uçağın güvenli ve hızlı şekilde boşaltılmasıdır. Uçağın tahliye işlemleri için önceden belirlenmiş tahliye ekipmanları kullanılır ve tahliye prosedürleri uygulanır.

Tahliye İşlemi Nasıl Gerçekleşir?

Acil durumlarda iniş sağlandıktan sonra pilotlar motorları durdurur ve herhangi bir yangın söz konusu değilse uçağın bulunduğu yere merdiven yanaşarak ya da slide patlatılarak yolcuların tahliyesi gerçekleştirilir. Pilotlar yolcuların tahliye işlemini ve uçağın son durumunu kontrol ettikten sonra uçağı terk eder. Uçak, teknisyenlerin bakım onarım yapması için hangara çekilir.

Aktarma Yapacak Bir Yolcunun Uçağı Rötar Yaparsa Ne Olur?

Rötar, Aktarmalı Uçuş Kavramları Ne Anlama Gelir?

“Aktarma Yapacak Bir Yolcunun Uçağı Rötar Yaparsa Ne Olur?” sorusuna cevap vermeden önce konunun daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla “Aktarmalı Uçuş” ve “Rötar” kavramlarını basitçe açıklanması gerekir. Rötar kavramı; “herhangi bir taşıtın gelişinde veya gidişinde yaşanabilecek olası gecikmeler” şeklinde tanımlanıyor. Bu kelimeyi, bahse konu taşıt uçak olduğu için, uçağın gelişinde veya gidişinde yaşanması olası gecikmeler anlamında kullanmamız yanlış olmaz. Bir diğer kavram ise “Aktarmalı Uçuş”. Aktarmalı uçuş; havayolu şirketlerinin bazı destinasyonlara non-stop veya direkt uçuş gibi imkanları sağlayamadığı durumlarda uyguladığı ve aktarmanın yapılacağı ara durakta yolcunun uçuş numarasının, uçağının ve gerekirse de ana varış noktasına ulaşmak için kullanılacak terminalin değişmesi gibi durumların meydana geldiği uçuş türü. Ayrıca, eğer aktarmalı uçuş gerçekleştiriyorsanız, “transfer yolcu” olarak adlandırılırsınız.

Aktarmalı Uçuşta Uçak Rötar Yaparsa Ne Olacak?

Ülkemizde havacılık sektöründeki neredeyse tüm çıkmazlara çözüm üreten SHGM, bu konuyla ilgili de gerekli önlemleri almış bulunmakta. Hızlıca bu önlemlerden bahsetmek istersek; SHGM kararınca, SHGM’ ne bağlı tüm Türk havayolu şirketlerini, Türkiye çıkışlı ve iç hat uçuşlarını kapsamak suretiyle eğer, aktarmalı uçuş sırasında herhangi bir gecikme yaşanırsa gecikmenin süresine bakılmaksızın ilgili havayolu şirketi mağdura en az 2 defa telefon görüşmesi imkânı (isteğe göre e-posta, faks, telgraf) sağlamalıdır. Gecikme süresi 2-3 saat arası sürerse, ilgili havayolu şirketi mağdura sıcak-soğuk içecek ikramında bulunmalıdır. Gecikme süresi 3-5 saat arası sürecekse yine havayolu şirketi tarafından mağdura gecikmenin yaşandığı zaman dilimine göre öğün yemeği veya dengi yemek çeki verilmelidir. Gecikme süresi 5 saatten fazla ise öğün yemeği veya yemek çeki ile birlikte eğer aktarma uçuşunun zamanı geçtiyse 7 gün içerisinde mağdurun tüm masrafları karşılanmalıdır. Gecikme süresinin 8 saatten fazla olduğu durumlardaysa havayolu şirketi tarafından mağdurun konaklama ve havalimanına transfer işlemleri gerçekleştirilmelidir. Ya da mağdur tarafından talep edilirse 7 gün içinde havayolu şirketi tarafından mağdurun uçak bileti masraflarını karşılamalıdırlar. Son olarak da gecikme sonucu uçağa yetişilememişse, uçak bileti, pasaport ve havayolu şirketi iletişim bilgileriyle ilgili mecralara başvurulmalı ve havayolu şirketi tarafından sonraki uçağa binmek üzere yer ayrılmalıdır.

Avrupa Birliği Üyesi Olan Havayollarında Durum Ne?

Avrupa Birliği çıkışlı uçuşlarda ise bu gibi durumlarda esas alınan yönetmelik Avrupa Birliği Yönetmeliği 261/2004’tür. Bu yönetmeliğe göre; mesafesi 1500 kilometreye kadar olan uçuşlarda 250 Euro, 1500-3500 km arası uçuşlarda 400 Euro, 3500 kilometreden fazla uçuşlar için 600 Euro tazminat alınabilir. Ancak bu tazminatların alınabilmesi için hedef havalimanına gecikme süresinin 3 saat veya daha üstü bir süre olması gerekiyor. Ayrıca tazminatlara ek olarak yine ücretsiz iletişim hakkı, öğün yemeği ve konaklama imkanlarının da mağdura verilmesi zorunludur. Bu haklardan son 3 senelik uçuşlar için de faydalanılabilir. Bu kurallar sadece Avrupa Birliği havayolları için geçerlidir. Ancak istisnai durumlarda (elverişsiz hava koşulları, grevler ve hava trafiği kısıtlamaları vb.) hiçbir kuruma herhangi bir şekilde tazminat veya hak talebinde bulunulamaz. Ayrıca havalimanlarında kontuardaki görevlilerin yolculara, talep edildiği durumda yolcu haklarını içeren broşürü vermesi gerekir.

Uçuş Sırasında Verilen Kulaklıklar Temiz Mi ?

Uzun uçuş yapacağınız zaman hangi filmi seyretsem diye aklınızdan geçiriyorsunuz. Oturacağınız koltukta plastik poşet içinde çift girişli bir kulaklık karşılıyor. Veya kabin memuru, uçağın kalkış öncesinde uçuş sırasında kullanacağınız amenity kit ile birlikte kulaklık dağıtıyor. Business class koltuk türü  olan uçak firmaları gürültüyü kesen kulaklıkların ise üç girişi var. Bu kulaklıkların birden çok girişin olması hemen akla ‘kulaklık hırsızlığı’ gelse de aslında çift veya üçlü girişin sebebi uçuş emniyeti için yapılan anonsun yolcuya doğru olarak ulaştırılmasını sağlamaktır.

Anonsların Duyulmasını Sağlamak

Yolcu uçakları havalanmadan önce yolculara acil durumlarda ne yapılacağının anlatılması gerekiyor. Bu bilgilendirmeyi kabin memurları yapabiliyor veya şirketler hazırladıkları videoları yolcuların önündeki ekranlardan yayınlıyor. Videolara bazı şirketler işitme engelli insanlar için işaret dilini de açılan pencerede ekliyor. Bu video oynatılırken veya havada kabin memuru herhangi bir anons yaptığında yolcunun söylenilenleri duyması ve uygulaması gerekiyor. Eski uçaklarda kabin eğlence sisteminde anons bazen dinlediğiniz müzik, film vb. kanallardaki sesi kesemiyordu. İkinci giriş ile anons yolcuya sorun olmadan ulaştırılması isteniyor. Şuan ki uçaklarda ise kabin eğlence sistemleri çok daha gelişmiş durumda. Uçakta anons yapılacağı zaman eğlence sistemi otomatik olarak duruyor. Anonsun bitmesi ile yeniden başlıyor. Bu durumda artık bu tür çift girişlere de çok fazla gerek duyulmuyor.

Kulaklık Hırsızlığını Önlemek

Havayolları kulaklıkların çalınmasını önlemek için çift veya üç girişli kulaklıkları tercih ediyor. Böylelikle çalışan bir kulaklık tekrar uçak dışında kullanmak mümkün olmuyor.

Yolcu Kendi Kulaklığını Kullanıyor

Yolcular, başka kulaklık kullanmak istemiyor. Çünkü kendi kulaklığının sesine, kulağını kavramasına alıştığından dolayı ve başkasının dokunmadığı kendi kulaklığını kullanmak istiyor.  Havayolu şirketleri ise kulaklıkların temizliğini kulaklığın süngerlerini değiştirip tekrar yolcularına kapalı bir paket içerisinde hazır hale getiriyor. Yolcular sağlık açısından havayollarının verdiği iki veya üç girişli olan kulaklıkları kullanmadıkları süre içerisinde kendi kulaklıklarında anons yapıldığında duyamadıkları zaman sıkıntılar ortaya çıkabiliyor.

 

 

Havalimanı Güvenliği Kimler Tarafından Sağlanır?

Havalimanı Güvenliği Hakkında

Her gün çok sayıda insan havalimanlarından geçmektedirler. Belirli bir yerde bulunan insanların çokluğu, terör ve diğer suç unsurları için yapılabilir potansiyelde hedef teşkil ederler. Benzer şekilde kuyruklardaki insanlar ve uçaklara yapılacak olan saldırılar ile kaçırılan uçağı bir silah gibi kullanım durumuna sunması terörizm için bunu çekici bir hale getirmektedir. Son yıllarda bütün dünyada bu olaylara teşebbüsler ve farklı saldırılar çabalarında ister başarılı olsun ister olmasın terörün doğasında bulunmaktadır. Havalimanı güvenlik birimi, herhangi bir tehdit veya potansiyel doğacak tehlikelerin ülkeye girmesini önlemeyi veya azaltmayı amaçlamaktadırlar. Havalimanı güvenliği bu konuda başarılı olur ise havalimanı veya ülkeye giren tehditlerin, yasa dışı ögelerin şans durumu büyük ölçüde azalır.

Bu sebeple havalimanının güvenliği olağan bir tehdit karşısında havalimanını, ülkeyi korumak, aynı zamanda seyahat edecek olan ve uçuş yapacak kişilerin güvende olduklarını teyit etmek, ülkeyi ve ülkedeki insanlarını korumak gibi birkaç amaca birden hizmet edebilirler. Havalimanı güvenlik birimlerindeki çalışanların asıl amaçlarından biri de uçakları, seyahat edecek olan yolcu ve uçuş ekibinin zarar görmesini engellemekten yanı sıra ve bu ülkenin güvenlik ve terörle mücadele politikasına destek olmaktır.

Havalimanı Güvenlik Birimi Kimlerden Oluşur?

Bazı ülkeler havalimanlarını korumak için özel güvenlik birimlerine sahiptirler. (Avustralya ülkesinde güvenlik federal polis sorumluluğundadır.) Diğer ülkelerde eyalet veya bölgesel seviyede kontrol sağlanabilmektedir.  Havalimanında güvenliğin sağlanması için olması gereken önemli bazı personel ve güvenlik birimlerini sıralayacak olursak; Kiralık polis gücü, Havalimanından sorumlu polis birimi, Havalimanında görevli normal polis devriyesi, Havalimanı koruma servis personeli, Patlayıcı-uyuşturucu ve diğer amaçlar için kullanılan polis köpekleri, Güvenlik görevlileri, Ücretli çalışanlar, Askeri güçler olarak bilinir.

 

 

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 3045+ üyesi ve 7 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

 

İletişim

Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
Pendik/ İstanbul

0 538 062 81 90

info@herkesicinhavacilik.com