Pist CAT I, CAT II, CAT III Anlamları Nelerdir?

Aletli iniş sistemi yani ILS (Instrument Landing System), piste yerleştirilmiş radyo frekansında ki vericiler sayesinde uçakların iniş yapmasına yardımcı olur. Çalışma prensibi oldukça basittir. İki radyo vericisinden oluşur. Pistin uzak kısmındaki verici yatay düzlemde yayın gönderir, yakında bulunan verici ise dikey düzlemde yayın göndererek sistemi çalıştırır. Kokpitte de bu vericileri alan bir sistem bulunur. Pistten gelen sinyalleri kontrol edip, inişin daha düzgün ve daha güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Görüş mesafesinin düşük olduğu zamanlarda kullanılır ve kendi içinde kategorilere ayrılır. CAT I, CAT II, CAT III terimleri de ILS bulunan pistler için kullanılır. CAT kategori anlamına gelmektedir. Bu kategoriler görüş mesafesine göre belirlenmiştir. En basit seviye CAT I’dir. CAT I operasyonlarının yapılabilme koşulları aynen şu şekilde belirtilmiştir; 60 m’den alçak olmayan bir karar yüksekliği veya en az 800 m bir görüş mesafesi veya en az 550 m bir pist görüş mesafesine sahip hassas aletli yaklaşma. Yani bu üç seçenekten birini karşılıyorsan ya da daha iyi görüş mesafelerine sahipsen piste iniş yaparken basit pist iniş sistemini yani CAT I’i kullanırsın. CAT II için operasyon koşulları şöyledir; 60 m’yle 30 m arası karar yüksekliği veya 550 m ile 350 m arası pist görüş mesafesi. Pistteki görüş mesafesinin biraz daha kısıtlı olduğu zamanlarda kullanılır. CAT II operasyonu için havaalanında inişi engelleyebilecek hiçbir radyo frekansı bulunmamalıdır. Farklı bir frekans inişi tehlikeye atabilir ya da sistemin karışıklık yaşamasına sebep olabilir. CAT III operasyonları ise görüş mesafenin çok düşük olduğu ya da olmadığı zamanlarda kullanılır. Bu sistemin kullanılması için hem pist hem de uçağın bu sisteme sahip olması gerekir. CAT III kendi arasında da 3 bölüme ayrılmıştır. Koşulları ise şu şekildedir;

  1. A) Karar yüksekliği 30 m ile 15 m arasında. Pist görüş mesafesi 200 m’den fazla,
  2. B) Karar yüksekliği 15 m’den az olmalı. Pist görüş mesafesi 200 m ile 50 m arasında olmalı.
  3. C) Karar yüksekliğinin ve pist görüş mesafesinin minimum bir değeri yoktur.

CATII ve CAT III operasyonlarının yapılacağı zaman verici frekanslarını engelleyecek tüm taşıtlar ve cihazlar iniş yapılacak pistin etrafında bulundurulamaz. Özellikle CAT III gibi görüş mesafelerinin neredeyse hiç olmadığı inişlerde iniş sistemini bozacak bir frekans ölümcül olabilir. Bu yüzden CAT II, CAT III sistemleri her pistte bulunmaz. Önceden sadece Esenboğa Havalimanı’nda bulunurdu. Şuanda ise İstanbul Havalimanı’nda da bulunmaktadır.

İlk Kez Üretilen Bir Uçağın Sertifika Süreci Neden Çok Uzundur?

Uçuşa elverişlilik hava aracının, operasyondaki ömrünün herhangi bir anında yürürlükteki gerekliliklerine uygun ve emniyetli uçabilmek için gerekli şartları sağlama durumudur.

Önce Güvenlik

İçinde yüzlerce yolcu taşıyıp binlerce feet yüksekte uçan uçakların sahip olması gereken standartlar vardır. Bu standartlar dahilinde tasarımı yapılan uçaklar için ise uçuşa çıkmalarına hala epey zaman vardır. Uçak tasarım mühendisleri tarafından tasarlanan uçaklar uçuşa çıkmadan önce bazı testlere tabi tutulurlar. Söz konusu olan havacılık sektörü için bu testlerin sonuçlarına göre o uçağın uçuşa hazır olup olmadığına karar verilmektedir. Tarihinde hata ve ihmallerin sebep olduğu kanlı kazalar ile uçağa takılan her bir perçinin hayati öneme sahip olduğu gün gibi aşikâr.  Yani bu demek ki tasarlanıp sonra üretimi yapılan uçağa dair her şey test edilmeli.

Testler

Yerdeki ve uçuştaki testlerden önce yapılması gereken bazı çalışmalar vardır. Bunlar;

  • Mühendislik analiz çalışmaları,
  • Yapısal analiz,
  • Aerodinamik analiz,
  • Aeroelastik analiz,
  • Ağırlık-denge analizi,
  • Elektriksel analizler,
  • EMI/EMC analizleri vb.

Bu çalışmalarının ardından sırada uçağın yerdeki testleri vardır. Yerdeki testlerin içeriği sırasıyla

  • İşlevsel ve fiziksel uyumluluk testleri,
  • Yer titreşim testi (GVT),
  • Ayrılma testleri,
  • Termal testler,
  • Yapısal bütünlük testleri vb.

Gerek yükseklik gerek hız gerekse ağırlık konularında belirli ölçütleri olan hava platformlarında güvenlik faktörünün gereğince bazı limitlerinin de olması gerekmektedir. Uçağın tasarım ve analiz süreçlerinde kullanılan deneysel analiz yöntemi de vardır. Deneysel analizlerin içeriğinde ise uçak malzemeleri kuponları, makine elemanları, cihazları ve tüm uçağın gövdesine çeşitli aşamalarla testler uygulanmaktadır. Uçağın uçuştaki performanslarını ve limitlerini görmek için de uçak bizzat test pilotları tarafından uçurulur. Uçağın her türlü limitini test eden pilot herhangi bir sorun yaşamadığını sistemlerin olması gerektiği gibi çalıştığını rapor ederse uçak uçuş testlerini de geçer. Maksimum kalkış ağırlığından maksimum yatış açısına kadar her şey bu pilotlar ile test edilir. Tüm bu süreçler gerekli otoriteler tarafından detaylıca takip edilir ve en son uygum görülürse hava aracı sertifikalandırılır. Söz konusu hem hava aracının hem de insanların güvenliği ve emniyeti olduğu için oldukça detaylı testlerden geçen uçaklar içinse süreç bu yüzden uzundur.

Uçaklar Havada Neden Çarpışmıyor?

Yıllar geçtikçe Havacılık sektörü de hızla gelişiyor. Günümüzde çağa ayak uydurmak isteyen ve yolcu sayısının hızla artmasıyla birlikte ortaya çıkan beklentileri karşılayabilmek için çoğu havayolu şirketi, mevcut filolarındaki uçakların sayısını arttırıyor. Bu nedenle de sefer yapacak olan uçak sayısı da artmış oluyor. Gökyüzünde her saat, her dakika ve hatta her saniye aynı anda yüzlerce uçak sefer yapıyor.

Peki Bu Durum Uçakların Kaza Riskini Arttırır Mı?

Düşünülenin aksine azaltır, çünkü Hava Trafik Kontrol Kuleleri tarafından gelişmiş sistemler sayesinde, sefer yapacak olan uçaklar kalkışlarından itibaren, inişlerine kadar her saniye izleniyor. Bunun yanında uçakların kokpitleri, birbirlerine yaklaşmalarını engelleyen sistemlerle donatılmıştır. Tüm ticari uçaklarda ‘Havada Çarpışma Önleme Sistemi (TCAS – Traffic Collision Avoidance System)’ bulunması zorunlu hale getirilmiştir. Bu sistem, diğer uçaklardan gönderilen sinyalleri alabilen ve kendisi de sinyal gönderebilen bir düzenektir. Bu sistem, havadaki diğer uçakların yükseklik, hız ve durum bilgisini alarak, kokpitte sesli ve görsel uyarılar oluşturuyor. Bu sistem sayesinde, aynı anda gönül rahatlığıyla birçok uçak sefer yapabiliyor. TCAS’ın paylaştığı bu veriler sayesinde, uçakların koordinasyonlu bir manevra yapmasını ve olası bir çarpışmayı önlüyor.Sistem, tüm dünyada 1990’lı yıllardan sonra zorunlu hale getirilmiştir.

Overbook Durumu Neden Yapılır Kabul Eden Yolculara Yapılan Teklifler Nelerdir?

OverBooking olarak bilinen bir koltuğun birden fazla kişi için ayrılması kısa tanım olarak bir koltuğu iki kişiye ayırmak ve satmak anlamına gelir. Her uçuşta, uçuşa gelmeyen bazı yolcular olabilir. Havayolları, bir önceki senenin aynı tarihli uçuşlarında kaç yolcu biniş yapmadıysa, o sayıda fazla bilet satma hakkı vardır. Bu durumun istatistikî olarak gerçekleşeceğini öngören havayolu, uçaktaki koltuk sayısından daha fazla bilet satışı yapabilir. Uçakta fazla koltuk satışı olduğu zaman kontuar erken kapatılır ve yolcu, bileti olsa bile uçuşa alınmaz. Uygulamanın amacı ise uçağın boş koltukla gitmesine engel olmaktır. Bu havayollarının zarar etmesini engellemek için yapılan bir durumdur. OverBook durumu çok sık yaşanan durumlardan biridir. Dolayısıyla günün birinde herkes bu uygulama ile karşı karşıya kalıp uçağa bilet aldığı halde binemeyebilir.

Overbook Sistemi Nasıl İşliyor?

Kapı görevlisi koltuğun çifte rezervasyonda olduğunu anons ediyor ve yerinden vazgeçecek bir gönüllü gerektiğini yolculara bildiriyor. Kanunlar bu anonsu ve soruyu zorunlu kılıyor. Yolcunun mağdur olmaması için bazı ek alternatifler sunuyor. Bu alternatifleri kabul ederseniz uçaktan iniş sağlayıp seçtiğiniz alternatife göre hareket edersiniz. Genelde bu ek alternatifler kabul ediliyor fakat hiçbir alternatifi kabul etmeyen yolcular ise uçaktan inmek zorunda kalabilir ama hakkınız olduğu halde sizi kabul etmediği için hukuksal anlamda haklarınızı arayabilirsiniz.

Yolculara Sunulan Ek Alternatifler Nelerdir?

Örneğin; bileti üst sınıfa upgrade edilir, tazminat önerilir. Diğer uçuşa kadar bekleme süresinde ücretsiz yeme- içme ve konaklama imkânı sunulur. Yolcu bir sonraki ilk uçuş ile uçurulur. Koltuk doluysa yarın olan ilk uçuşta ücretsiz seyahat eder.

OverBook durumunu Yaşamamak İçin Ne Yapılması Gerekir?

Hangi yolcunun uçağa alınmayacağı ise tamamen havayolu şirketinin kararına göre değişiyor. Bazı havayolları engelli ve yanında refakatçisiz reşit olmayan yolcuları en son indirmeyi tercih ediyor. Bazı havayolları ise check-in sırasını ve sürekli müşterilerini dikkate alıyorlar.Bunun için check-in işlemlerini ne kadar erken yaparsanız o kadar avantajlı konumda olursunuz.

Uluslararası Havacılık Otoriteleri Overbook’u Destekliyor Mu?

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), çifte rezervasyon (overbooking) konusuna olumlu bakıyor. Havacılık kuralları OverBook mağduru olan yolculara mağduriyetlerini azaltmak için ek fırsatlar sunulmasını şart koşuyor. Yolcu hangisini kabul ederse o alternatif uygulanır.

 

Uçaklar Havalanmak İçin Neden Sıra Bekler?

Günümüzde birçok insanın seyahatlerinde avantajlı faktörlerinden dolayı ilk tercihlerinin uçak seyahati olduğunu biliriz. Havalimanlarında ardı ardına karınca çalışkanlığı ile hareket eden uçakların neden kalkış öncesi sıra beklediğini hiç düşündünüz mü? Son yılların önemli kavramlarından olan verimlilik, etkinlik gibi kavramlar havacılık sektörü açısından çok önemlidir. Havalimanlarında sürekli olarak iniş sağlayan uçaklar, kalkış yapacağı zamana kadarbirçok yer hizmetlerinin kontrolünden geçmekteler. Tüm bu kontroller sonrası uçağın tekrar kalkış yapmaya uygun hale gelmesi durumunda kısa sürede aprondan (Uçakların yolcu indirip bindirdiği, park edebildiği alan)  ayrılması istenir. İşte bu noktada uçakların emniyetli bir şekilde kalkış yapabilmesi ve olası kazaların önüne geçilebilmesi için sırayla havalanmaları gerekir.

Uçakların Sırayla Kalkmasının Önemi Nedir?

Havalimanlarında uçakların peşi peşine kısa bir sürede havalandıklarını aynı şekilde inişte yaptıklarını görürüz. Peki, bu düzen hiç olmamış olsaydı, havalimanlarında oluşacak olan trafik sıkışıklığı nedeniyle, uçakların uzun sürede havada kalmasının yakıt maliyeti, şirketlere pahalıya mal olabilirdi. Otoriteler, tur atmanın şirketlere maliyeti yüzde 20 civarında olduğunu ve iniş için sıraya giren uçakların trafik nedeniyle şirketlerin rötara girmesine neden olduğunu belirtiyorlar.

Hava Trafik Kontrollerinin (ATC) Önemi Büyük

Hava trafik kontrol hizmeti(AirTraffic Control Service), havalimanlarında yerdeki uçakların birbirleriyle çarpışmasını önlemek, trafik akışını hızlı ve dikkatli sağlamak amacıyla verilen hizmettir. Bu hizmeti sağlayan kişilere de hava trafik kontrolörü(Air Traffic Controller) denir. Uçuş trafiğinden sorumlu, hızlı ve analitik düşünmesi aynı zamanda karar vermesi gereken, yoğun ve stresli bir iş ortamına sahip olan bu çalışanların, uçakların sırayla havalanmasında görevi çokönemli. Pilotların uçağın kalkışında veya inişinde gerekli tüm yönlendirme ve izinleri ATC’lerden almaktadır. Böylece hava sahasında ve yerde oluşabilecek türlü felaketlerin önüne geçilmesi sağlanır.

 

İki Pilotta Uyursa Ne Olur?

Pilotların uçuş sırasında uyumadığını söylemek biraz yanlış olur ancak kesinlikle iki pilot aynı anda uyumaz. Uçuşlarda iki pilot olduğunu herkes bilir ancak uzun uçuşlarda ikiden daha fazla pilot olduğunu çoğu insan bilmez. Uçakların uçuş saatine göre pilot sayısı da değişiklik gösterir ancak her uçuşta iki pilot bulundurma zorunluluğu vardır. Ayrıca pilotların uzun uçuşlarda uyuyabileceği küçük bölmeler de bulunmaktadır. Pilotlar uçuş sırasında sıralı bir şekilde uyurlar, bir pilot uyurken diğeri kontrolü ele alır. Kontrolü ele alan pilot görevlilerle iletişimi sürdürür gerekirse notlar alır ve daha sonra yer değişikliği yaparlar. Böylece iki pilotta uyuyabilir. Aynı zamanda tüm uçaklarda oto-pilot sistemi bulunmaktadır. Genellikle iniş kalkıştan sonra pilotlar uçağı oto-pilota alırlar. İniş aşamasına geçene kadar ya da acil durumlar hariç uçak kontrollü olarak çoğu zaman oto-pilotta olur.

Oto-pilot Uçağı Ne Kadar Kontrol Edebilir?

Uçaklarda oto-pilotun bulunması pilotun iş yükünü azaltsa da aslında uçuşlarda kontrol hala pilottadır. Pilotlar tüm uçuş boyunca kontrolü ellerinden bırakmazlar çünkü onlarca canın sorumluluğu ellerindeyken risk alamazlar. Oto-pilotlar belirli koşullarda iniş bile yapabilir. Bazen hava koşullarından dolayı pist görüş mesafesi azalır ve aslında oto-pilot yardımıyla iniş yapılır tabii ki bunun yapılabilmesi için havalimanının ve uçağın gerekli sistemlerinin tam olması gerekir. Daha önce aynı anda uyuyan pilotların olduğu bir olay yaşandı. Bu durumda oto-pilot normal uçuşuna devam etmiştir. Ve inecekleri havalimanının kule görevlilerinin telsizden defalarca uyarı yapmalarından sonra uyanmışlardır. İnecekleri havalimanından sadece 48 kilometre uzaklaşmışlardır. Geri dönüş yapıp sağ salim iniş yapmışlardır. Her ne şekilde olursa olsun pilotlar aynı anda uyumaları yasaktır. Havayolu firmaları güvenlik ve uçuş rotası açısından bu durumu engelleyici birçok sistem geliştirmişlerdir ve pilotları için bunları uygular ve kontrol ederler.

Uçaklar Neden En Güvenli Ulaşım Aracıdır?

Uçakların En Güvenli Ulaşım Aracı Olduğunu Nasıl Anlayabiliriz?

Herkesin de bildiği üzere çağımızda birçok ulaşım aracı vardır. Fakat kaza riski de en az olan ulaşım araçları da hava araçlarıdır. Günümüzde işlerimizden dolayı veya farklı bir sebeple ulaşım araçlarını tercih ediyoruz. Tercihlerimizde ulaşımımızın güvenli, konforlu ve uygun maliyetli olmasını istiyoruz. Bu sebepten ötürü en güvenli ulaşım araçlarını kaza riski en az olandan en fazla olana doğru sıraladığımızda hava araçlarının ilk sıralarda geldiğini görüyoruz. Hava araçlarının güvenli bir ulaşım aracı olduğunu araştırdığımızda da görebiliriz. Mesela hava araçlarının bir sene içinde kaza yapma riski en çok kullandığımız trafik araçlarına göre oldukça düşüktür. Hava araçlarının yılda 10 ya da 15 kazası olurken sıkça kullandığımız trafik araçlarının ise her 23 saniyede bir insanı hayattan aldığını unutmamak gerek.  Araştırdığımız verilere de bakacak olursak günümüzde en az kaza riski olan ulaşım araçlarının hava aracı olduğunun farkına varırız. Bundan dolayı günümüzde en güvenli ulaşım aracı hava araçlarıdır.

Uçaklar Neden Çok Güvenlidir?

Hava araçlarının en güvenli ulaşım aracı olduklarını günümüzde teknolojinin gelişimiyle birlikte de paralel tutabiliriz. Çünkü teknolojinin de gelişimiyle birlikte hava araçlarının kaza oranlarının günümüzde giderek azaldığını istatistikler de ortaya koyuyor.  Amerika Ulusal Ulaşım Güvenlik Kurulu’nun yaptığı son araştırmalara bakacak olursak, hava araçlarında herhangi bir uçuş kazası geçirecek kadar şanssız biri olsak dahi bu olaydan sağ çıkma ihtimalimizin son yıllarda yapılan verilere göre ciddi oranda arttığını görüyoruz. Çağımızda teknolojiyle birlikte gelişen hava araçlarının ulaşımının daha güvenli bir hale geldiğini bu hale gelirken de arkasında yıllar süren çalışmaların olduğunu unutmamak gerek. Çünkü çağımızda hava araçları en son teknolojiyle üretildiği, bu üretim aşamasın da ise kaza risklerini en aza indirebilmek için çalışmalar yapılarak, en üst teknolojik donanımlara sahip hava araçlarını bizlere sunulduğunu unutmamak gerek.  Bizlerin güvenliğini bizden başka düşünenlerinde olduğunu bilmek ulaşımımızda bizlere daha rahat daha güvenilir bir seyahat yapmamızı sağlar.

 

 

 

 

 

 

 

Pist Uzunlukları Her Yerde Aynı Mıdır?

Pist

Dünyanın farklı yerlerinde birçok havaalanı ve pist bulunmaktadır. Bazıları gerek fiziki şartlarıyla gerekse uzunluklarıyla birbirlerinden çok farklıdır. Peki, pist nedir? Pist basit bir tanımla uçakların iniş ve kalkışlarını yapmaları için tasarlanmış dikdörtgen biçimindeki alandır. Yüzeyleriasfalt, toprak veya çim olabilir.

Dünyanın En Uzun ve En Kısası

Dünyanın en uzun pisti 5.500 metre pist mesafesiyle Qamdo Bamda Havaalanı’ndadır. En kısa pisti ise 400 metre uzunluğu ile Juancho E. Yrausquin Havalimanı’ndadır.

Peki, Neden Farklı?

  • Rakımın Etkisi: Bir meydanın rakımı o meydana yapılacak pist uzunluğunu da etkilemektedir. Yukarıdaki pistlerde en uzunpiste sahip Qamdo BamdaHavaalanı rakımı 4334 metre iken, en kısa piste sahip Juancho E. Yrausquin Havaalanı rakımı ise 18 metredir. Yani bir meydanın deniz seviyesine olan yüksekliği arttıkça ihtiyaç duyacağı pist uzunluğu da artar. Bu bağlamda düşünüldüğünde bu iki farklı rakımlı pistin uzunluklarının aynı olması beklenemez.
  • Uçak Türü: Bir yerde pist uzunluğu hesaplanırken oradaki havacılık için mevcut talep değerlendirilerek belirlenir ve o pistin hizmet edebileceği en büyük uçak düşünülür ve pist buna göre yapılır. Eğer bir havaalanı belirli bir pazarda hizmet edecekse kullanılabilecek uçak türü de düşünülüp pist yapılır. Örneğin Bamda Köyü’nde bulunanQamdo Bamda Havaalanı pistini sadece turistik amaçlı küçük uçaklar ve helikopterler kullanmaktadır.
  • Genel Meteoroloji Şartları: Bir pistteki yağış, kar ve don olayları o pistteki sürtünmeyi azaltacağı için uçakların kalkış koşuları için gerekli olan mesafeyi arttırır. Bu sebeple pist yapılırken düşünülmesi gereken diğer bir husus ise bölgenin meteorolojik şartlarıdır. Yıl içinde kar, buz, don ve yağış olayları çoğunlukta ise operasyona etkisi az olması için alınması gereken önlemlerin haricinde pist uzunluğuna da dikkat edilmelidir.

Pilotlar Neden Sağlıklarına Dikkat Etmek Zorundadırlar?

Günümüzde çoğu insan, hem zaman hem de gideceği yere bir an önce varabilme içgüdüsüyle uçak yolculuğunu diğer ulaşım yollarına oranla daha çok tercih ediyor. Bunun yanı sıra yapılan araştırmalara göre uçak yolculuğunun, diğer ulaşım yollarına göre daha güvenli olduğu istatistiklerle ortaya çıkarılmıştır. Bir uçuşun emniyetli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için pilotlar ve kabin görevlileri düzenli aralıklarla birtakım kontrollerden geçerler. Bu kontrollerin başında sağlık gelmektedir. Yapılan kontroller sayesinde çoğu uçak yolculukları, ekipler tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.

Pilotların Sağlığı Neden Önemli?

Pilotların, uçuş yaptıkları süre boyunca emniyet görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu durumlara engel olabilecek, pilotların performanslarını olumsuz etkileyecek fiziksel ya da ruhsal bir rahatsızlığın olması gibi durumların yaşanması havayolu sektöründe kabul edilebilecek bir durum değildir. Bu gibi durumlar hem pilotlar hem de uçakta bulunan yolcular ve kabin ekiplerinin hayatları için önem teşkil etmektedir.

Pilotlar Ne Sıklıkla Kontrolden Geçerler?

Pilotların sağlık sertifikalarının geçerlilik süreleri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından uluslararası kurallar çerçevesinde düzenlendi.  60 yaşına kadar yılda bir kez, 60 yaşından sonra yılda iki kez sağlık kontrolünden geçirilecek.  Gerekli durumlarda SHGM, yetkili havacılık tıp merkezleri ve uçuş tabipleri tarafından sağlık sertifikalarının geçerlilik süresi azaltılabilecek. ICAO ve JAA kuralları ile yapılan düzenlemelere göre; ticari havayolu taşımacılığı yapan işletmelerde tek pilota sertifiye hava araçlarında görev yapan pilotların sağlık sertifikaları 40 yaşından sonra 6 ayda bir kontrole gideceklerdir.

 

 

 

Havaalanlarında Bulunan Eğlence Salonlarını Kimler Kullanabilir?

Lounge Nedir?

Özel şartlarla girebileceğimiz alanlara lounge denmektedir. İngilizceden Türkçeye direkt olarak geçmiş bir kelimedir. Konaklama, eğlence ve uçuş hizmetlerinde kullanılmakta ve standart alacağınız hizmetlerin daha üst seviyede olmasını ifade eden bir kelimedir.

Lounge Hizmeti Ücretli Midir?

Özel hizmet sunan bu alanlardan faydalanmak için ekstra para ödemeniz gerekmektedir. Bazen hava yolu firmalarının yaptığı kampanyalarla bu hizmete erişebileceğiniz gibi, kullanmış olduğunuz kredi kartı ya da havayolu firmalarının uçuş kartları da yolcularına böyle özel hizmetler sunabilmektedir.

Lounge Hizmetlerini Kimler Kullanabilir?

Lounge hizmeti yolculara; havaalanında zorunlu olarak uzun süre beklediklerinde, standart bekleme salonlarında beklemek yerine daha konforlu şartlarda hizmet almak, keyifli vakit geçirmelerini ve havalimanından mutlu bir şekilde ayrılmalarını sağlar. Özellikle havalimanına erken geldiyseniz, overbooking olma durumunda, uçağınız rötar yaptıysa ya da aktarmalı uçuş yapıyor ve bekleme süreniz varsa lounge salonları size iyi gelecektir. Havaalanında zamanı geçen bütün yolcular belli bir ücret karşılığında bu hizmetten faydalanabilir.

Lounge Çeşitleri Nelerdir?

Lounge hizmetleri isimleri havayolu firmalarına göre değişebildiği gibi, Her ülkede farklı isimlerle anılabilmektedir. Genel olarak lounge isimleri ise,first lounge, business lounge,vip lounge,primeclass lounge ve ISG lounge’dir.

Lounge Hizmetinin Sunduğu İmkânlar Nelerdir?

  • Dünya mutfağından zengin ve lezzetli ikram
  • Güncel yerli ve yabancı dergi/gazete seçenekleri
  • Kablosuz internet bağlantısı
  • Bilgisayar ve Yazıcı
  • TV
  • Kilitli şarj otomatı
  • Mescit
  • Çocuk Oyun Alanları  

 Lounge Hizmeti Havaalanlarında Nerede Bulunur?

Havaalanlarında bulunan lounge hizmetleri hem iç hat hem de dış hat terminalinde bulunmaktadır. Lounge hizmet alanları yolcularının konforu için genellikle havalimanlarının tenha ve sakin bölgelerinde bulunmaktadır.

 

 

 

Bazı Uçaklarda Neden Winglet Vardır?

Winglet (Kıvrık kanat), uçakların verimliliğini artırmak ve yakıt tasarrufu sağlamak için tasarlanmış kanat ucu modelleridir. Uçakların havada tutunabilmesi, kanat altında ve üstünde farklı hava basınçlarının olmasıyla gerçekleşir. Bu basınç farkı ile kanatlardan akıp giden hava, kanat uçlarından geçtiğinde girdaplar ( vorteksler ) oluşur. Bu vortekslerin şiddeti uçağın ağırlığına, hızına ve kanat yapısına göre de değişiklik gösterebilir. Bilim adamları uçakların kalkışından piste iniş yaptığı ana kadar oluşan vorteksleri önleyebilmek için wingletleri oluşturmuşlardır. Bu parçalar sayesinde uçağın havada sürtünmesini azaltarak olumsuz etkiyi minimize ederler. İlk olarak 1980’li yıllarda Boeing’in 747-400 uçaklarında kullanılan wingletler zamanla 737 tipi uçaklarda kullanılmış ve ‘’sharklet’’ adını da almıştır. Ayrıca Boeing, 757 ve 767 tipi uçaklarına monte edilen wingletlerin %5 yakıt tasarrufu sağladığını ve havadaki karbondioksit emisyonlarını da %5 azaltabileceğini iddia etmiştir.

Tüm Wingletler Aynı Değildir

Wingletlerin amaçları her ne kadar aynı olsa da, tüm kanatçıklar eşit olarak üretilmemiştir. Kanatçıkların oluşumunda uçakların tasarımlarının da etkisi vardır. Bu da farklı görünmelerinin nedenlerinden biridir. Örneğin, Boeing 767-400, 747-800 ve 777-300ER tipi uçaklarında Raked Wingtip dediğimiz kanatçıkları kullanıyorken, 757 ve 767’lerinde ise Blended Winglet kanatçıkları kullanır.

Bir Havayolunda Hangi Departmanlar Vardır Görevleri Nelerdir?

Havayolu şirketleri de normal bir şirket statüsündedir. Kendine has özellikleri olmasına rağmen diğer tüm şirketlerde bulunan departmanlar havayolu şirketlerinde de bulunmaktadır. Öncelikli olarak genel olarak her şirkette bulunan departmanları inceleyelim. Her şirket çalışanları, yatırımlar, para akışı, müşteri memnuniyeti gibi şirketin statüsünü yükseltecek potansiyelde ki her durumu değerlendirmek ister. Bunun için de fırsatları değerlendirmek, iş gücünü bölüp en yüksek verimi elde etmek için departmanları oluşturur. Bu departmanları görevleriyle birlikte şu şekilde sıralayabiliriz.

  • İnsan Kaynakları: İşe alım süreciyle ilgilenir, hali hazırda çalışan elemanların gelişim ve kariyer planlamalarıyla ilgilenir. Çalışanlardan yüksek verim alabilmek için yeni sistemler araştırılar.
  • Halkla İlişkiler: Müşterileri analiz ederler ve müşteri potansiyelini oluştururlar. Müşteri memnuniyet planlamaları ve stratejileri üretirler.
  • Pazarlama: Aslında direk olarak markayı pazarlamaya yönelik çalışmalar yaparlar. İnsan psikolojisine odaklanırlar. Pazar paylarını arttırmaya yönelik çalışırlar.
  • İdari ve Mali İşler: Bu departman kendi içinde de ayrılabilir. Finans, muhasebe, yatırım gibi departmanlara ayrılabilir çünkü havayolu şirketlerinde çok yüklü miktarda para akışı olur ve bunları kontrol etmek gerçekten zordur.
  • Hukuk: Her şirketin olmazsa olmazlarından biridir ve büyük şirketlerde bu departmanın da iş yükü dönemsel olarak ağır olabilir. Dilekçeler hazırlamak, sözleşmeleri incelemek, yeni çalışanların sözleşmelerini, sigortalarını hazırlamak gibi işlerle uğraşırlar.
  • AR-GE: Her firmanın bulunduğu sektör için hedefleri bulunmaktadır. Bu hedefler doğrultusunda geliştirmeleri bu departman yapar. Firma için yeni teknolojileri takip ederler, kendileri üretim yaparlar. Firmanın teknolojik açıdan ve üretim açısından en iyisi olmasını amaçlar.
  • Satış: Bir havayolu firması için en önemli departman olduğu söylenebilir. Bilet satışlarını kontrol ederler ve arttırmak için yeni yollar araştırırlar. Halkla ilişkiler, pazarlama departmanıyla işlerini beraber yürütürler.

Yenilik, öncelik, hedefler doğrultusunda ilerlemek isteyen her firma yukarıda bulunan departmanlar, kendi sektörüne özel departmanlar ve daha birçok farklı departmana önem verirler. Havayolu firmalarının kendi sektöründe başarılı bir pazar payı alabilmesi için sektör için bazı departmanlar kurmalı ve bu departmanları başarıyla yönetmelidir. Neredeyse her havayolunda olan bazı departmanlar şunlardır:

  • Eğitim: Havacılık çok ağır katı kurallar içeren, bir sürü kuralın bulunduğu, her an yeniliklerin olduğu bir sektördür. Firmalar bu kuralları ve yenilikleri çalışanlarına aktarabilmek, onların gelişimini arttırabilmek için eğitim birimine önem verirler.
  • Bakım ve Teknik: Daha çok hat bakım olarak bilinir. Firmaların uçaklarda bir sorun olup olmadığının kontrol edildiği, sorunların düzeltildiği, bakımının yapıldığı birimdir. Personeller hangarda çalışırlar. Büyük bir ekip çalışması ve titizlik en önemli etmenlerdir.
  • Operasyon: Uçak hava sahasına iniş yapmadan çalışılmaya başlayan birimdir. Tüm uçak filolarının ve uçuş görevlilerinin güvenliğini, eğitimlerini kontrol eden departmandır. Tüm prosedürlere uyulmasını sağlar, uçağın ağırlık dengesini meteoroloji bilgisini kontrol eder. Geniş bir çalışma alanına sahip olduğu için kendi içinde de birimlere ayrılır.
  • Yer Hizmetleri: Hava aracının tüm ihtiyaçlarını karşılayan departmandır. Uçağın temizliğinden ikramlarına kadar her eksiğiyle bu departmanda çalışan personel ilgilenir. Uçak daha körüğe yaklaşmadan personeller körükte hazır bulunur. Hızlı bir şekilde operasyon yürütülerek uçağın fazla beklemesini önlerler.

Genel hatlarıyla havayolu firmalarında bahsettiğim departmanlar bulunmaktadır. Firmalar kendi gereksinimlerine ya da iş yükünü azaltmak amacıyla kendine özgü departmanlar da ekleyebilirler. Bu iş verimini arttırmak ve birden çok işi daha hızlı yapmayı sağlar. Özellikle büyük havayolu firmalarında departmanlar kendi altında bile birçok birime ayrılır. Yine de iş yükleri oldukça fazla olur.

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 2850+ üyesi ve 8 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

 

İletişim

Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
Pendik/ İstanbul

0 538 062 81 90

info@herkesicinhavacilik.com