Aletli Pist ve Aletsiz Pist Nedir?

Pist, herhangi bir türde hava aracının (helikopter, uçak…) iniş ve kalkış yapabilmesi için tasarlanmış dikdörtgen şeklindeki alanlardır.

Aletsiz Pist Nedir?

Görerek yaklaşma yöntemini kullanarak gerçekleştirilen uçuş operasyonları için kullanılan pistlerdir.

Görerek uçuş diğer bir söylemle VFR (Visual Flight Rules) uçuş, pilotun uçak durum kontrolünü ve seyrüseferini uçak dışarısındaki görsel referanslara göre gerçekleştirmesidir. Görerek uçuş yapılması için mümkün olan hava koşularına VMC (Visual Meteorological Conditions) denir. Aletli Pist Nedir?

Uçağın aletli yaklaşma yöntemlerini kullanarak iniş veya kalkış yapabilmesi için öngörülen pist türlerinden birisidir.

1) Hassas Olmayan Yaklaşma Pisti:

Direkt bir yaklaşma için yeterli görülen ve en azından yön bilgisi sağlayabilen görsel yardımcıların aynı zamanda da bir görsel olmayan yardımcının hizmet verdiği aletli pistlerdir.

2) Hassas Yaklaşma Pisti:

Kategori 1:

Karar yüksekliğinin en az 60 metre olduğu aynı zamanda görüş mesafesinin ise en az 800 metre veya pist görüş mesafesinin en az 550 metre olduğu operasyonlar için öngörülen, ILS ve/ veya MLS ve görsel yardımcıların bulunduğu ve hizmet verdiği aletli pistlerdir.

Kategori 2:

Karar verme yüksekliğinin 60 metreden az olduğu fakat 30 metreden az olmadığı aynı zamanda pist görüş mesafesinin de en az 350 metre olan operasyonlar için öngörülen, ILS ve/veya MLS ve görsel yardımcı sistemlerin hizmet verdiği aletli pistlerdir. Kategori 3:

Pist yüzeyi ve pist yüzeyi boyunca ILS ve/ veya MLS hizmetlerinin verildiği ve:

A — Karar verme yüksekliğinin 30 metreden az olduğu veya hiçbir karar yüksekliğinin bulunmadığı aynı zamanda pist görüş mesafesinin en az 200 metre olduğu operasyonlar için öngörülen pistlerdir.

B — Karar verme yüksekliğinin en az 15 metre olduğu veya karar yüksekliğinin bulunmadığı, pist görüş mesafesinin ise 200 metreden az olduğu ancak 50 metreden az olmayan operasyonlar için öngörülen pistlerdir.

C — Karar yüksekliği ve pist görüş mesafesi sınırlanması bulunmayan operasyonlar için öngörülen aletli pistlerdir.

Aldis Lambası Nedir?

Aldis lambası, uçak pilotu ile kule operatörü arasında iletişimi sağlayan sistemlerin devre dışı kalması sonucunda, mors kodları ile haberleşmeyi sağlamak amacıyla, kontrol kulesinde bulunan sinyal lambasıdır. Farklı renklerde sinyal vermektedir. Havacılıkta da kullanılan bu lamba, denizcilik alanında da kullanılmaktadır. Aldis Lambasının Tasarımı

Aldis lambası, lambanın önüne monte edilmiş panjurların manuel olarak çalıştırılan bir basınç anahtarıyla veya daha sonra üretilen versiyonlarında otomatik olarak açılıp kapatılmasıyla odaklanmış bir ışık darbesi üretir. Işığı darbelere odaklamak için içbükey bir ayna bir tetikleyici tarafından eğilir.

Lambalar genellikle optik görüş ile donatılmıştır. En sık deniz gemilerinde ve hava trafik kontrol kulelerinde kullanılmakla birlikte renk sinyalleri kullanılarak mors alfabesiyle mesajlar aktarılmıştır.

Lambanın üzerindeki deklanşörü açıp kapatan bir kolu çevirerek, mesajları iletmek için ışık yanıp sönmeleri kullanılmıştır.

Parlak güneş ışığı koşullarında bile ufka sinyal vermek için karbon ark lambası kullanılmıştır. Aldis Lambası Nasıl Çalışır?

Aldis lambası, iki tetikleyici tarafından çalışır. İlk tetik daha büyük olup lambayı aydınlatırken, ikinci tetik daha küçük olup lambanın içinde ışık huzmesi yükselten bir reflektör çalıştırır.

Aldis lambasının çalışma yöntemi ünite üstündeki görüşü kullanarak uçağa nişan almaktır. İlk tetik kullanılarak lamba aydınlatılır. Kontrolör daha sonra ikinci tetiği kullanarak reflektörü çalıştırır ve ışık huzmesinin görüş alanı pilot ile hizaya getirilir.

Albert Roper’in Havacılığa Olan Katkısı Nedir?

Havacılıkta savunucuların yeri oldukça önemlidir. Albert Roper da havacılığın savunucularından biridir. Dr. Roper’ın uluslararası kariyeri 1919 Barış konferansının olduğu sırada gerçekleşmiştir.  Kariyerinin en önemli kısmı havacılık seyrüseferinde de büyük bir öneme sahip olan ICAN da tek genel sekreter olarak çalışmasıydı. ICAN adına uluslararası konferanslarda havacılığın genel çıkarlarını savunan Roper birçok kişinin denediği fakat ulaşamadığı sayısız çıkar savunmalarında yer almıştır. ICAN çatısı altında 8 tane Annex yazmıştır ve daha sonra isimleri değiştirilmiştir.

Bunlar:

Annex A- Uçakların Sınıflandırılması, tanımlar ve Tanıtım İşaretleri

Annex B- Uçabilirlik Belgesi

Annex C- Kayıt Defterleri

Annex D- Hava Trafik Kuralları, işaretler ve ışıklandırma

Annex E- İşletecek Ekip

Annex F- Havacılık Haritaları ve Yer İşaretleri

Annex G- Meteorolojik Bilgilerin toplanması ve yayınlanması

Annex H- Gümrük Hava Ulaştırma Sözleşmesi

28 Mayıs 1947 tarihinde belirli kayda değer deneyimlerinden sonra Uluslararası Havacılık Örgütü olan ICAO’nun genel sekreterliğini de yapmıştır. Paris Hava Sözleşmesin de yer alan maddelerde Roper‘in söz dizimini anlamak oldukça kolaydır. ICAO gibi havacılığa yön veren bir örgütün kuruluşunda da sonraki aşamasında da hep yardımcı olmuş bu yardımları havacılığın geleceğine pozitif yön vermiştir. 1919 Paris Sözleşmesinin de mimarı olan Roper havacılığın bilinmeyen raflarında tozlanmayı hiç hak etmiyor.

Albert Roper ‘in Havacılığa Kazandırdığı Kitaplar

  • La Convention Internationale Du 13 Octobre Portant Réglementation De La Navigation Aérienne
  • Un Home Et Des Ailes

Albert Roper ‘in PICAO ve ICAO’da Görev Alma Süreleri

Albert Roper “Geçici Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü” olan PICAO da göreve 1944 yılında başlamış üç yıllık bir genel sekreterlik deneyimi sonrası 1947 yılında görevden ayrılmıştır. Bir diğeri olan ICAO genel sekreterliğine ise PICAO’dan ayrıldığı yıl başlamış ve dört yıllık deneyim sonrası 1951 tarihinde de bu görevine son vermiştir.

Akrobasi Uçakları Ne Gibi Hareketler Yaparlar?

Akrobasi uçuşları, havacılığın kültür ve eğlence tarafını sergiler; havacılık sektöründe her kesimden insanın ilgisini ve alakasını çeker. Heyecan ve gurur veren uçuşlarıyla hava akrobasi takımları insanlara gösteri şeklinde yapılır.

Hava Akrobasi Nedir?

Hafif savaş uçakları tarafından çeşitli sebeplerle normal uçuş durumları dışında genellikle hava savaşlarında sık sık başvurulan mükemmel manevralardır. Çeşitli şekilleri vardır.

Akrobasi Uçakları Hangi Hareketleri Yaparlar?

Hava akrobasi uçaklarının en temel olarak yaptığı 3 hareketten bahsedebiliriz. Bunlar;

  • İç Loop
  • Dış Loop
  • Roll (Tono)

İç Loop Nedir?

Uçak düz uçuştayken elevatör çekilerek yapılan dairesel harekettir. İç Loop’ta esas olan hareketin her noktasında uçağın hızının aynı olması, yarıçapın sabit tutulması, giriş ve çıkış irtifalarının aynı olması ve giriş çıkış düzlemlerinin aynı olmasıdır.

Dış Loop Nedir?

Düz uçuştayken elevatör itilerek yapılan loop hareketidir. İniş takımları loop’un içine doğru bakar. Harekete düz uçuştayken başlanır. Elevatör itilir ve alt irtifadan hareket atılır, ya da yarım tono ile ters uçuş yapılır ve elevatör itilerek üst irtifa kullanılarak loop atılır. Roll (Tono) Nedir?

Uçağın yatay eksende dönerek yapmış olduğu hareketin adıdır. Temelde aileron komutu alınarak harekete geçilir ancak irtifanın zedelenmemesi için rudder ve elevatör yardımı da gerekir. Tonoların süratine ve konumuna göre rudder ve elevatör desteği çok önemlidir. İrtifanın ve doğrultunun korunmasında en önemli rolü oynarlar.

Akrobasi Hareketleri Tüm Pilotlar Tarafından Biliniyor Mu?

Akrobasi hareketleri, genellikle harp pilotları tarafından hava muharebelerinde, düşman uçağına en kestirme yoldan yaklaşıp en uygun silahı ateşleyip düşmanı etkisiz hale getirebilmek için kullanılır. Ayrıca bu hareketler pilotun uçağa olan hakimiyetini ve pilotun kendine olan güvenini artırır. Bunun için bütün pilotlar tarafından bilinmek zorundadır.

Akrobasi Hareketleri Ne Zaman Yapılır?

Akrobasi hareketleri havacılık bayramlarında ki kutlamalarda ve gösteri uçuşlarında eğlence ve havacılık kültürünü tanıtmak maksadıyla duman çıkaran birçok uçak tarafından yapılmaktadır.

Airbus Neden Uçaklarına ‘’3’’ Rakamı ile Başlayan İsimler Verir?

Uçak modellerini isimlendirme süreci aslında rastgele yapılmıyor. Hepsinin arkasında ufak tefek detaylar mevcut.

Airbus’a bakacak olursak ilk ürettiği uçağa A300 adını verdi. Bu isimlendirme basit bir kuralla yapılmıştır. A harfi Airbus’ı; 300 sayısı ise uçağın yolcu kapasitesini anlatıyor. Düşen ve çıkan yolcu kapasitelerine rağmen, Airbus bu sisteme devam etmeye karar vermiştir. Pazarlama stratejisi açısından mantıklı görülmüştür. Uçaklarına isimlerine 10’ar ekleyerek devam etmiştir. A310, A320, A330, A340 A350, A380 modelleri üretti. Fark ettiyseniz A360 ve A370 mevcut değil. Peki Airbus Neden A360 ve A370’i Atladı?

Cevabı ise A380’nin dünyanın en büyük yolcu uçağı olarak tasarlanıp üretilmesidir. Gelecekte A350 ile A380 arasında büyüklüğe ve kapasiteye sahip bir uçak üretilmesi senaryosu için A360 ve A370 isimleri atlanmıştır. Airbus A380’i tasarlama aşamasında isim düşünürken Boeing’in uçaklarında kullandığı 7X7 isimlendirilmesi ile yakın bir ilişki olduğu algısını da yaratmak istemediği için A370 isminden vazgeçmiştir. Ayrıca A380 uçağının gövde kesiti 8 rakamına benzediği ve ayrıca 8 rakamının Asya kültüründe değerli bir rakam olmasından dolayı ve Asya pazarı Airbus için önemli bir yer kapladığı için A380 adının verildiği söyleniyor.

Aerotropolis Nedir?

Bu kavram ilk olarak 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde ortaya çıkmıştır. Havalimanlarını merkezileştirme olarak da bilinen aerotropolis kavramı, özellikle şehir dışında kurulan havalimanlarına ulaşımı kolaylaştırmak, deniz ve kara arayıcılığıyla erişimlerde kolaylık sağlamayı amaçlayarak havalimanlarını merkezileştirmek istemektedir. Merkezileşme ile kastedilen yerleşim yerine akın havalimanları değil, yerleşim yeri oluşturulan havalimanları olarak anlaşılabilir. Havalimanlarında şehirleşme adı altında da incelenen aerotropolis, havacılıkta yan gelir olarak bilinen havacılığa doğrudan veya dolaylı olarak bağlı gelir düzeyini arttırmayı da planlamaktadır.

Yaşanan Covid-19 sonrası daha da göz önüne çıkan bu kavram özellikle İstanbul Havalimanında belirli adımların atılmasına sebep olmuştur. Şehir merkezine uzak olarak inşa edilen havalimanları kişilerin iki saat öncesinden havalimanında bulunma gereklilikleri de göz önünde bulundurulduğunda, sosyal alanların eksikliği bu proje ile giderilmekte aerotropolis havalimanları bir mıknatıs gibi müşterilerini çekmektedir.

Dünyada Aerotropolis Havalimanı Örnekleri

  • Amsterdam Schiphol Havalimanı
  • Dallas/Fort Worth Uluslararası Havalimanı
  • Singapur Changi Havalimanı
  • Dubai Uluslararası Havalimanı

Türkiye’de Bir Aerotropolis Havalimanı Örneği: İstanbul Havalimanı

İstanbul Havalimanı da Türkiye de ilk aerotropolis havalimanı olarak bilinmektedir. Havalimanı kurulan demir yolları ve hub (merkez) havalimanı olması açısından birçok gelir kapısını bu projeyle kendisine açmaktadır. Özellikle yakıt ikmalinin deniz yolu üzerinden hızlı bir şekilde gerçekleşme imkanı, ulaşım kolaylığının sağlama garantisi havalimanına olan talebi etkilemekte, müşteri gruplarını sürekli sadakat kavramının içerisine yerleştirmektedir.

Açık Semalar Antlaşması Nedir?

Açık Semalar Antlaşması, 1992 yılında Sovyetler Birliği ile ABD ve NATO ittifakı olan ülkeler arasındaki güven duygusunu güçlendirmesi amacıyla İsveç’in Helsinki şehrinde imzalanmıştır. Antlaşma içerisindeki ülkeler birbirlerinin hava sahasına silahsız uçuş yapabilmektedirler.

Antlaşma Kuralları Nedir?

  • Gözlem uçuşunun yapılacağı mesafe ülkenin yüz ölçümünün büyüklüğü ile orantılı olarak hesaplanmaktadır.
  • Gözleyen taraf antlaşmanın kurallarına bağlı kalmak kaydı ile istediği rotada hareket edebilmektedir.
  • Gözlenen ülke güvenlik, meteoroloji gibi konularda uyarılarda bulunabilmektedir fakat bölge içinde uçuş yapma kararı, gözleyen ülkeye ait olmasıyla beraber gözlenen ülke herhangi bir bölgeye uçuş sınırlandırması getirememektedir.

  • Gözlem yapan ülke antlaşmayı imzalamamış ülkelerin topraklarına 10 km’den fazla yaklaşamamaktadır.
  • Gözlem yapılan hava aracını sensör, kamera, radar ile donatabilmektedirler.
  • Gözlem uçuşu birçok ülkeyle birlikte yönetilebilmektedir.
  • Gözlem uçuşundan sonra elde edilen bilgi ve görüntüler antlaşma içerisindeki diğer ülkeler tarafından istendiği zaman paylaşılabilmektedir ve paylaşılan görüntüler antlaşmadaki tüm üye ülkelere duyurulmaktadır.

Acil Çıkış Yolcusu Nedir? Sorumlulukları Nelerdir?

Çoğu uçak yolcusu, acil çıkış koltuklarını oturma mesafesi geniş olduğu için seçmektedir. Aslında bu koltuklarda oturmanın yasal sorumluluklarının yanı sıra acil durumlarda diğer yolcuları güvenli bir şekilde tahliye etmek gibi sorumlulukları da bulunmaktadır. Bir uçağın acil durum çıkış koltuklarından birini seçildiğinde, konumuyla birlikte gelen tüm görevler üstlenilmesi gerekiyor. Hatta çoğu havayolu, bu görevleri açıkça belirtiyor, bunları listeliyor. Kabin memurları acil çıkış yolcularına meydana gelebilecek acil durumlarda bu sorumlulukları yerine getirip getiremeyeceklerini veya istekli olup olmadıklarını soruyor. Onay verildiği takdirde acil çıkış yolcuları tüm sorumlulukları üstlenmiş bulunur. Acil Çıkış Yolcularının Gereksinimleri

  • En az 15 yaşında olunmalı.
  • Acil çıkış kapağını kaldırıp manevra yapabilecek fiziksel yeteneğe sahip olmalıdır.
  • Görevleri üstlenmeye hazır ve istekli olduklarını beyan etmeleri gerekir.
  • Bir refakatçinin veya personelin yardımına ihtiyaç duymaması gerekir.
  • Özel yardıma ihtiyaç duyan herhangi biriyle (bebek) veya bir hayvanla (hizmet hayvanları dahil) seyahat etmesi gereklidir.
  • Havayolunun kendi ulusal dilini konuşup okuyabilmesi gereklidir.
  • Emniyet kemeri uzatmasına ihtiyaç duymaması gereklidir.
  • 27 kg kaldırabilecek kabiliyete sahip olması gereklidir. (Sadece pencere çıkışları için)
  • Tahliye prosedürlerini ve mürettebat talimatlarını anlayabilir ve bu bilgileri diğer yolculara sözlü olarak aktarabilmelidir.

Acil Durum Sırasındaki Bir Kişinin Genel Olarak Sahip Olduğu Görevler

Acil durumda bir kişinin genel olarak sahip olduğu görevler arasında acil durum kapağını hızlı bir şekilde açmak, sürgüyü serbest bırakmak ve korkmuş yolcuları çıkarmak yer alır. Tahliye sırasında yeterince iyi duyabilmek ve görebilmek gerekir. En önemlisi mürettebatın talimatlarını anlamak ve bunları uygulayabilmek gerekir.

Airport City Nedir?

Airport City yani Türkçe karşılığı ile Havalimanı Şehri, büyük havalimanlarına kurulan ve geleneksel havalimanı anlayışına ek olarak çeşitli merkezleri bünyesinde bulunduran gelişmiş yapılardır. Geleneksel havalimanlarına ek olarak çeşitli tesisler bulunur.

Havalimanı Şehir Modeli

Havalimanı şehirleri, geleneksel havalimanı hizmetlerinden ziyade havacılık dışı ticari tesisler, hizmetler ve gelir akışları geliştirebileceği fikri çerçevesinde şekillenir. Günümüzde havalimanları artık toplam gelirlerinin %40 ila %60’ına denk gelen havacılık dışı gelir akışlarını hedeflemektedir. Havalimanı Şehirleri Neden İnşa Edilir?

Havalimanı şehirlerinde ofisler, oteller, kongre merkezleri, tıbbi tesisler, serbest ticaret bölgeleri ve hatta eğlence ve eğlence parkları, havalimanı işletmecisi için yeni gelir kaynakları oluşturmak veya havalimanını kendi başına bir iş veya turizm destinasyonu yapmak için inşa edilebilmektedir. Ayrıca eskimiş ve kullanılmayan havalimanları da havalimanı şehirleri olarak değerlendirilebilmektedir. Dünyadaki Havalimanı Şehirleri

Dünyada birçok ülkede havalimanı şehirleri hızla kurulmaya devam etmektedir. Ve bu havalimanları kendilerini daha fazla geliştirerek, havalimanı şehri kavramının da üstüne çıkmıştır. Başlıca örnekleri ise;

  • Amsterdam Schipol Havalimanı: 1990’lı yıllarda yapılan geliştirmelerle birlikte dünyanın gözde havalimanı şehirlerinden biri olmuştur.
  • Dubai Havalimanı: 1997 yılında genişletme çalışmalarına başlanan havalimanı, günümüzde de sürekli genişletilmektedir ve bu sayede havalimanına çeşitli özellikler kazandırılmaktadır. Adına bir belgesel dahi çekilmiştir ve çekimlerine devam edilmektedir.
  • Singapur Changi Havalimanı: Bu havalimanında dünyanın en yüksek kapalı şelalesi, küçük bir yağmur ormanı, mücevher bahçeleri, oteli ve çeşitli tesisler bulunmaktadır. Havalimanı işletme uzmanları tarafından türünün en iyi örneklerinden biri olarak görülmektedir.

Uzun Yolculuklarda Pilotlar ve Kabin Ekibi Nasıl Dinlenir?

Bizlerin uçakla uzun yolculuk esnasında hiçbir şey yapmadan yalnızca seyahat ettiği noktalarda pilotlar ve kabin ekipleri o kadar saatte tam verimli çalışamazlar. Onların da belirli bir süre dinlenme ve kendine zaman ayırması gerekmektedir. Aksi takdirde yorgunluk ve yoğun stres altında uçuş güvenli bir halde sonlanamaz. Bu sebepten dolayı geniş gövdeli olarak adlandırılan uçaklarda kabin ekibi ve pilotlar için özel odalar dizayn edilmiştir. Pilotlar ve Kabin Ekipleri Nerelerde Dinlenir?

Her havayolu işletmesinin uçak tiplerine göre tasarladıkları özel odaları bulunmaktadır. Bu odaların içinde yatak, lavabo gibi genel ihtiyaçların karşılandığı fırsatlardan ziyade ekibin özel ihtiyaçları da en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş olup kitap okumak için lamba, askı, ayna ve özel eşyaları koymak için küçük bir dolap bulunmaktadır.  Bu odalar her yönüyle ekiplerin rahat edebileceği, uyuyabileceği ve kendine zaman ayırabileceği özenle hazırlanmış odalardır. Önemli bir ayrıntı ise şudur; bu odalara görevli haricinde yolcuların girmesi yasaktır.

Dinlenme Odaları Ne Şekilde Dizayn Edilmiştir?

Bu odalara uçakların saklı köşeleri tabiri kullanırsak daha iyi anlayabiliriz. Genel olarak uçağın üst bölgesine çeşitli dizaynlarla çıkılması sağlanan bir bölme hazırlanmıştır. Bu odaları yolcular göremezler. Ayrıca bu odalara özel kodsuz giriş yapılamaz. Genellikle kokpit tarafından döner merdivenlerle çıkılarak ya da oldukça dar bir merdivenden tırmanarak dinlenme odasına geçişler yapılabilmektedir. Kokpit ve kabin ekiplerinin dinlenme alanları birbirinden tamamen ayrı bölgelerde konumlanmaktadır. Çoğunlukla ön ve arkada bulunmaktadır. Pilotların dinlenme alanları genel olarak first class/ business class yolcularının üstünde yer almaktadır. Bu alan 2 pilota rahatlıkla yetebilecek bir alandır. Odaya giriş yapan ekip dinlenme sürecine başlayacaktır. Uçak Tiplerine Göre Odaların Dizaynı

Bilindiği üzere işletmelerin filolarında birden çok tipte uçak bulunmaktadır. Buna istinaden pilot ve kabin ekipleri için tasarlanan özel bölmeler farklılık göstermektedir. Peki, bu farklılıklar nelerdir? Maddeler halinde açıklayabiliriz.

  • B777 300ER: uçağının kokpit ekibi dinlenme bölgesinde pilotların dinlenme alanları birbirinden ayrılmıştır. Pilotlar rahat bir şekilde kendi alanlarında dinlenirler.
  • B787: Hem pilot hem kabin ekiplerinin dinlenme alanları diğer uçak tiplerine göre daha konforludur.
  • B777: Kabin ekibi için ayrılmış uzun bir koridora ve birbirlerinden ayrı 8 yatağa sahip dinlenme alanı yer almaktadır. Konum olarak ise girişin hemen üzerinde bir bölmede yer alır.

Sonuç olarak; uçuşun verimli ve güvenli geçebilmesi için kokpit ve kabin ekiplerimizin belirli sürelerde dinlenmesi gerekmektedir. Bunun içinde özel alanların konforlu dizayn edilmesi ekip için motive edici bir durumdur.

Uçaklar Ne Kadar Yüksekte Uçar?

Uçakları iniş ve kalkış haricinde, gökyüzünde her zaman çok yükseklerde görürüz. Aslında bu uzaklık farklı sebeplere ve faktörlere bağlı olsa da elbette sayısal değerleri bulunmaktadır. Her uçak belirli bir irtifaya kadar yükselmekte ve bu konumunu gökyüzünde olabildiğince korumaya çalışmaktadır. Ekstra bir bilgi vermek gerekirse uçakların belirli yüksekliklere kadar çıkmasının en önemli sebeplerinden birisi de yakıt tasarrufudur.

Uçakların En Fazla Uçtukları Mesafe Nedir?

Genellikle merak edilen soruların başında gelen uçaklar en fazla ne kadar yüksekliğe çıkar. Uçakların en fazla uçtukları yükseklik ortalama 10 kilometredir. Bir diğer önemli konu ise uçakların çıkabileceği en yüksek sınır. Bu sınır ise; 160 kilometre olarak belirlenmiştir. Bundan ötesi ise uzay olmuştur. Bu yüzden uçakların seyir yüksekliği 35.000 feet yani 10,6 km’dir. Uçakları tiplerine göre sınıflandırma yapacak olursak;

  • Yolcu uçakları, genellikle 30-35 bin feet yani yaklaşık 10 km civarında yükseğe çıkmaktadırlar.
  • Ticari uçaklar yaklaşık 10,6 km yükseklikte, ortalama 10.600 km/saat hızla uçar.
  • En büyük ticari yolcu uçağı, yeryüzünden 12.200 metre yüksekliğe çıkabilecek şekilde dizayn edilmiştir.
  • Yüksek uçakların kanatlarının üzerinde taşıma ve kaldırma kuvveti bakımından sorun meydana getirdiğinden çok fazla yükseğe çıkamazlar.
  • Uçmak için azami bir irtifa yok ancak bilinen rekor uçuş yüksekliği 123 bin 520 feet ile Alexander Fedatov’un 1997’de Sovyet yapımı MİG- 25M ile uçuşunda ölçülmüştür.

Uçakların Uçtukları Yüksek Mesafelerde Oluşabilecek Sorunlar

Uçaklar yerden yükseldikçe avantajlar sağlasa da beraberinde dezavantajları da sürüklemektedir. Mesela yükseklere çıkan uçakların kabin içindeki basıncın düşmesinden dolayı uçağın içinin yolcuların rahatsızlık yaşamaması için yeterli oranda oksijen içeren hava ile basınçlandırılması gerekecektir. Çünkü yükseldikçe atmosfer incelir hava basıncı azalır. Bu durumda tedbirler alınmalı ve yolcuların rahatsızlık yaşaması engellenmelidir. Bu engellemeyi yapan sistem ise uçaklarda bulunan özel sistemlerdir. Basınç belirli bir sınıra düştüğünde hava takviyesi yaparak bu özel sistemler sorunu gidermektedir.

Sonuç olarak uçakların uçtukları yükseklikler farklı nedenlere bağlanmaktadır. Pilotların, farklı irtifalarda sorun yaşamaması, daha ekonomik hale gelmek istemesi ve güvenlik açısından daha tedbirli olması için belirli yüksekliğe kadar çıkılmasında sorun yoktur.

Uçaktaki Atıklar Nerede Toplanmaktadır?

İnsanoğlu bulunduğu her yerde atık oluşturabilmektedir. Uçaklarda atık olarak tuvalet atıklarının oranı fazla olsa da tek kullanımlık olarak kullandığımız kağıt, karton, plastiklerde fazlasıyla atık ortaya çıkarmaktadır. Bu atıklar uçuş sonralarında diğer uçuşlardan önce toparlanıp, temizlik sağlanır. Uçaklardaki Çöpler

Çöplerin çevreyi de kirletmesiyle birlikte havayolu şirketlerine çok büyük bir maliyet getirdiğini söylemek mümkündür. Havayolu şirketleri ikramlarında tek kullanımlık plastik, kağıt, karton malzemeler kullanmaktadır. Tek kullanımlık yerine yeniden kullanılabilir malzemeler kullanır ise belki atık oranını azaltacaktır ama bu durumda daha fazla yük taşıması gerekecektir. Bu da daha fazla maliyet anlamına gelmektedir. Uçaklarda oluşan çöplerin çok büyük bir kısmı ya yakılmakta ya da çöp toplama merkezlerinde toprağa karışmaktadır. Kabin içi ve mutfak atıklarının çok az kısmı geri dönüştürebilir durumda ancak bunun için de çalışmalar yürütülmektedir. Uçaklardaki Tuvalet Atıkları

Uçakta kullanılan tuvaletler dar ve havasız olmakla birlikte sifonu çektiğinizde çok yüksek bir ses duyarsınız bu uçak tuvaletlerinin çok büyük bir vakum etkisine sahip olmasındandır. Bu vakum etkisiyle atıklar borular aracılığıyla atık tankına gönderilir. İniş yapıldıktan sonra bu iş için kullanılan maliyeti yüksek foseptik araçları yanaşarak tahliye hortumları ile atıklar boşaltılır. Daha sonrasında ise araç uçak altından çekilerek uygun bir alana gönderilir. Atıkların boşaltılmadan önce toplandığı yer olan atık tankları arka kargo bölümünün sol tarafında bulunur. Kompozit malzemelerden yapılmıştır. Belirli aralıklarla özel kimyasallar ile bakımları gerçekleştirilmektedir.

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 3150+ üyesi ve 7 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

     

    İletişim

    Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
    Pendik/ İstanbul

    0 538 062 81 90

    info@herkesicinhavacilik.com