resmin alt tagı

Kaza Bilgi Raporu Nedir, Nasıl Hazırlanır?

Havacılıkta kurallar kanla yazılmıştır. Böyle söylenmesinin asıl nedeni ise geçmişte yaşanan acı kazalardır. Geçmişte yaşanan bu kazalar havacılıkta ki eksikleri ortaya koymuş ve tekrar yaşanmaması adına yeni kurallar konmuştur.  Bu kazalar ise hava şartları, terör saldırısı, sabotaj, teknik hata veya insan hatasından kaynaklı yaşanabilmektedir.  Yaşanan kazaların ardından rapor tutulmaktadır. Bu raporda kazaların nasıl gerçekleştiği, neden gerçekleştiği ve kaza sonrası hasarlara bakılmaktadır. Bu rapor 3 aşamadan geçmektedir.

1. Ön rapor

2. Bilgi işlem raporu

3. Nihai Rapor

1. Ön Rapor

Bu raporda olması gereken bilgiler şu şekildedir:

  • Uçağın tipi
  • Uçağın milliyet ve tescil işareti
  • Uçağın işletmecisi, sahibi eğer varsa kiralayan şirketin ismi
  • Uçuşta yer alan pilotun adı ve soyadı
  • Yaşanan kazanın tarihi ve saati
  • Uçuşun amacı ve uçuş yolu
  • Kaza yerinin coğrafi koordinatı ve tanımı
  • Ölü ve yaralı sayısı, biliniyorsa isimleri
  • Kazanın bilinen kadarıyla içyüzü ve sebebi

Bu bilgilerin 48 saat içinde bakanlığa bildirilmesi gerekmektedir.

2. Bilgi İşlem Raporu

Bu raporda olması gereken bilgiler şu şekildedir:

  • Kaza ile ilgili raporu veren devlet
  • Hava aracının tipi, tescili, ait olduğu devlet, kazanın yeri zamanı
  • Kazanın hangi görev esnasında ve hangi uçuş durumunda nasıl meydana geldiği
  • Ölüm ve yaralanmalar
  • Hasarın boyutu
  • Uçuş ekibi hakkında bilgiler
  • Uçağın tipi, niteliği ve kategorisi ile ilgili bilgiler
  • Meteorolojik bilgiler
  • Seyrüsefer yardımcıları
  • Kaza bir havalimanında gerçekleşmiş ise o havalimanına ait bilgiler
  • Hava ve yer uçuş kayıt cihazları
  • Enkazın ve uçuş yerinin incelenmesi ile ilgili bilgiler
  • Tıbbi bulgular ve işlemler
  • Yangın yeri ve oluşu
  • Kaza faktörleri
  • Düşünceler

3. Nihai Rapor

Kazanın yaşandığı devletin soruşturma kurulu, belirlenen formata uygun olarak raporu hazırlar. Kaza soruşturmasına diğer devletlerden bir temsilci gelmişse raporu o devlete gönderir. Bu devletin düşüncelerini aldıktan sonra raporu son haline getirir. 60 gün içinde ilgili devletten cevap gelmediği takdirde, kendi hazırlayacağı rapor nihai rapor olur. Daha sonra hazırlanan rapor aşağıdaki yerlere yayınlanır.

  • Tescil devletine
  • İşletmeci devletine
  • İmalatçı devlete
  • Eğer kaza soruşturmasına katılmışsa vatandaşları kazada ölmüş olan devletlere
  • ICAO’ya

Kaza ile Kırım Arasındaki Fark Nedir?

Günlük hayatta kullanılan birçok havacılık terimi vardır. Bu terimler sayesinde durumun, ciddiyetini bazen de sebebini öğrenebiliriz. Havacılık terimlerinden kaza ile kırım olaylarının arasındaki fark nedir?

Kaza Nedir?

Can kaybının yaşandığı, hayati tehlike atlatıldığı ya da bir aracın tamamen zarar gördüğü hadiselerdir.

Kırım Nedir?

Bir aracın geri döndürülebilir hasara uğradığı ve uğranan hasarın da eski haline döndürülebilecek düzeyde olduğu, yaralanmaların olabildiği ama can kaybının yaşanmadığı hadiselerdir.

Kaza ile Kırım Arasındaki Fark Nedir?

Helikopterin ya da uçağın yeniden onarılmasına müsaade edebilecek düzeyde hasar görmesi, can kaybının olmaması ‘kırım’ yaşanması durumudur. Can kaybı olduğunda durumun ciddiyetini belirtmek amacıyla, ‘kırım’ değil ‘kaza’ ifadesi kullanılır.

Kaza ve Kırım Hadiselerine Örnekler

  • Uçağın pistten çıkması ‘Kırım’dır. Bu cümle can kaybının olmadığını havacılık terimiyle bildirmektedir.
  • Bir helikopter kazası yaşandı. Bu cümle can kaybının olduğunu ve helikopter onarımının mümkün olmadığını havacılık terimiyle bildirmektedir.
  • Bir motor arızası yaşanmıştır. Çeşitli aksaklıklar veya hava koşulları dolayısıyla yanlış yapılan inişlerde ve kalkışlarda da hasar gerçekleşebilir. Dolayısıyla bu bir kırım hadisesidir.

Havacılıkta İletişim Ne Kadar Önemlidir?

İletişim; kişiler arasında duyguların, düşüncelerin, bilgilerin, haberlerin kişiden kişiye aktarılmasıdır. İletişim, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu kadar havacılığın da vazgeçilemez bir parçasıdır.

İletişim, havacılıkta özellikle havacılık güvenliği açısından önemli bir faktördür. Gerek uçuş görevlerinin gerek bakım ve onarım operasyonlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinde iletişimin rolü büyüktür. Havacılık operasyonları bir ekip işi olduğu için gerçekleştirilen operasyonların başarılı bir şekilde sonuçlanması için etkili iletişim becerileri gerekmektedir.

Havacılıkta Yaşanan Kaza ve Olaylarda İletişimin Etkisi

Havacılıkta yaşanan kaza ve olaylarda iletişimin etkisi çok büyüktür. Yapılan araştırma ve istatiksel verilere göre havacılıkta yaşanan kaza ve olaylara insan hatasının katkısı %80’e yakındır. İnsan hatasından dolayı yaşanan kaza ve olayların yaklaşık %60’ının ana nedeni ise etkisiz iletişim olduğu tespit edilmiştir.

Havacılıkta yaşanan kaza ve olaylara iletişimin etkisi her zaman negatif değildir. Etkili ve doğru iletişimin kurulması durumunda pek çok kaza ve olayın önlenmesi mümkündür.

Uçuş ekipleri; uçuş öncesinden uçuş sonrasına kadar emniyetli ve güvenli bir uçuş gerçekleştirmek için birbirleriyle iletişim kurmak durumundadır. Bu iletişim tek yönlü ve çift yönlü olarak iki şekilde gerçekleştirilmektedir. Tek yönlü iletişime kokpitte pilotu uyaran sistemeler örnek verilebilirken çift yönlü iletişime kabin içerisinde kabin görevlilerinin birbirleriyle iletişim kurması örnek olarak verilebilir. Kişiler arası iletişimde iletilen mesaj bir kural ya da emir ise tek yönlü iletişim söz konusu olabilmektedir. Havacılıkta Kullanılan Mesaj Tipleri

Havacılıkta, kişiden kişiye gönderilen mesajlar 5 çeşitten oluşmaktadır.

1. Sözel İletişim Mesajları

Dille yapılan iletişimlerdir. Sözel mesajların kullanılması ve anlaması en kolay mesaj türüdür. Buna rağmen en çok hatalar ve yanlışlar sözel iletişim mesajlarında yapılmaktadır. Pilotların kokpitte kendi aralarında iletişim kurması, sözel iletişime örnek olarak verilebilir.

2. Sözel Olmayan İletişim Mesajları

Sözel olmayan iletişim; beden dili, ses tonu, mekân kullanımı, renk ve giyim kuşam kodları aracılığı ile gerçekleştirilir. Sözsüz iletişimin iki temel görevi vardır. Birincisi doğrudan anlam iletmek, ikincisi ise sözlü iletişimin içeriğini desteklemektir. Kabin personellerinin acil bir durumda kendi aralarında gerçekleşen mesajlar sözel olmayan mesajlara örnek olarak verilebilir.

3. Yazılı İletişim Mesajları

Yazılı iletişim; kalıcı, bağlayıcı ve güvenlik sağlayıcı olmasından dolayı en çok kullanılan iletişim çeşididir. Ancak yazılı iletişim mesajlarında yapılan hatalar, bir sorun yaşanması durumunda bazen geriye dönüp düzeltme yapılamamaktadır. Havacılık ortamlarında hem uçakta hem havalimanında, özellikle bakım ortamlarında yazılı iletişim mesajları çok önemlidir. 4. Yazılı-görsel İletişim Mesajları

Hem yazılı hem de şekilsel iletişime dayanan, basit tipte mesajlardır. Bu mesajların hedefi genellikle havayolu yolcuları olmaktadır. Uçuş öncelerinde yolculara verilen bilgilendirici broşürler örnek olarak verilebilir.

5. Teknoloji Kullanılarak Gerçekleştirilen İletişim Mesajları

İleri teknoloji mesajlarını kapsayan bu tip mesajlar, hava operasyonlarında en çok ihtiyaç duyulan ve havacılığa en çok katkı sağlayan mesajlardır. Teknoloji ile gerçekleştirilen iletişime en iyi örnek seyrüsefer sistemleridir.

Havacılıkta Yaşanan İletişim Problemlerini Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Mesajlarda kullanılan kelimeler açık ve anlaşılır olmalı.
  • Görevliler arasında iş birliği olmalı.
  • Gelen mesajlar tekrarlanarak onaylanmalı.
  • Mesajları teyit etmek için soru-cevap uygulaması yapılmalı.
  • Yanlış anlamaları önlemek için mümkün olabildiğince standart terimler kullanılmalı.
  • Görevlilere etkili iletişim becerilerini geliştirmek amacıyla eğitimler verilmeli.

Pistten Çıkan Uçaklar Zarar Görür Mü?

Pistten çıkan uçak elbet ki zarar görür. Çünkü pist, hava araçlarının sağlıklı bir şekilde iniş, kalkış ve farklı operasyonel manevralarının yapılabilmesi amacıyla tasarlanmış çevresindeki zeminden izole edilmiş özel bir sahadır.  Eğer uçak, herhangi bir sebepten dolayı kendisine tahsis edilmiş bu özel alanın dışına çıkarsa başta iniş takımı olmak üzere pist dışına çıkışın şiddetine bağlı olarak uçağın farklı birçok yapısal parçasında ciddi zararlar meydana gelebilir.  Sonuç olarak, bu tür elim olayların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve azami emniyetin sağlanması gerekmektedir. Açıklanan usullerin uygulanması ve takibi konusunda başta DHMİ ve SHGM gibi kurumlar olmak üzere tüm meydan otoritelerinin sorumluluklarını yerine getirmeleri önem taşımaktadır.

Ülkemizde Gerçekleşen Pistten Çıkma Kazaları Var Mı?

Bu kısımda ise özellikle son 2 sene içerisinde 1’i kaza diğer 2’si kırım olmak üzere toplamda 3 olay geçiren Pegasus Havayolları ele alınabilir. Gerçekleşen olayların 1 kaza ve 1 kırımı Sabiha Gökçen Havalimanı’nda, 1 kırımı ise Trabzon Havalimanı’nda yaşandı. Olayların geçtiği yerler farklı olsa da sebepleri aynı: Pistten çıkma. Pistten çıkmaların sebeplerine bakıldığı zaman ise çoğunlukla pist zemini şartlarının veya hava durumunun kötü olması sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak böylesi yıkıcı olayların yaşanmaması için önlemlerin uygulanmasının gerekliliği anlaşılır.

Havada Alınan Önlemler Nelerdir?

Havada alınan önlemlerin uygulanmasından önce pilotlar olmak üzere tüm uçuş ekibi sorumludur. Uçuşun güvenli bir şekilde gerçekleşmesi ve olası kaza-kırımların engellenmesi için alınması gereken birtakım aksiyonlar bulunur. Bu aksiyonların birkaçından bahsetmek gerekirse; ATC biriminin pilotların meydandaki meteorolojik durumdan haberdar olabilmesi için VOLMET yayınını ve METAR’ı kokpit ekibiyle paylaşması, pilotun uçuş emniyetini sağlanması amacıyla ATC biriminden aletli iniş (ILS) talep etmesi, pilotun ATC birimine inişin aşamalarını rapor etmesi, pilotun iniş takımının açıldığını kontrol edebilmek amacıyla alçak uçuş gerçekleştirmesi gibi daha birçok önlem uçak inişe başlamadan alınır. Prosedürler eksiksizce uygulandığında uçağın piste inişi gerçekleşir.

Yerde Alınan Önlemler Nelerdir?

Yerde alınan önlemlerin uygulanmasından meydan otoritesi ve görev yapan personeller sorumludur. Havada alınan önlemler kadar uçağın piste inişinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi amacıyla yerde alınan önlemler de tamı tamına uygulanmalıdır. Yerde alınan önlemlerden birkaçını belirtmek gerekirse; pistin üzerinde su birikmelerini önlemek amacıyla pistin eğimli olması, kalkıştan vazgeçen uçaklar için pist sonunda durma sahalarının olması, pistte gerektiğinde kaydırılmış eşik oluşturulması, rutin aralıklarla ilgili personel tarafından pistin sürtünme ve rüzgâr ölçümlerinin yapılması, inişi tehlikeye atmamak adına pistteki lastik izlerinin ve su birikintilerinin temizlenmesi gibi alınan önlemlere örnekler verilebilir. Belirtilen örneklerle uçağın pistten çıkma ve can, mal kaybı olasılığının minimalize edilmesi amaçlanmaktadır.

 

Uçağın Kuyruk Bölgesi Neden Daha Güvenlidir?

Uçaklar çağımızın en güvenli ulaşım araçlarıdır. Ancak halen yolculuk yaptığımız zamanlarda uçağın en güvenli yeri neresi diye düşünüyoruz. Yapılan araştırmalar sonucu bu sorunun cevabı belli: Arka sıralar, acil çıkış kapıları ve orta kısımdaki koltuklar. Amerika’da Boeing 727 model uçak ile hangi bölgenin daha güvenli olduğuna dair bir kaza deneyi uygulandı. Deney öncesi uçak içine yerleştirilen kukla yolcuların emniyet kemerleri bağlı, başları kolları arasına alınıp güvenli bir pozisyonda oturtuldu. Meksika’nın Sonoro Çölü’nde 600 metre irtifada gerçekleşen deneyde kazaların genel olarak gerçekleşme şekli olan burun üstü çakılması sağlandı. Düşüş esnasında saate 225 kilometre hızla giden uçağın kokpit kısmı ana gövdeden ayrılarak savruldu. Ancak uçağın arka kısım ve kuyruk bölgesi sağlam kaldı.

Yapılan Araştırmalar Doğruluyor

Time Dergisi, 2015 yılında Amerikan Federal Havacılık İdaresi’nin son 35 yılın uçak kaza verilerini incelemesi sonucu, uçağın arka bölgesinin kaza sırasında daha güvenli olduğunu belirtiyor. Popular Mechanics, NTSB’nin verilerinden yola çıkarak 2007’de bir araştırma yaptı. Yapılan bu çalışmada da 1971 yılından bu yana düşen tüm uçakların verileri incelendi ve ortaya ilginç bir sonuç çıktı: Uçağın arka ve kuyruk bölgesi dâhil olmak üzere burada oturanların hayatta kalma oranı %69’ken, orta kısımda oturanların %56,  ön taraftakilerinse %49 olarak görüldü.

Uçak Kazalarındaki Bazı Senaryolar Kuyruk Kısmının Daha Güvenli Olabileceğini Belirtiyor

Uçak düştüğünde ikiye ayrılırsa, kuyruk bölümü ayrılır bu da yanıcı yakıtın depolandığı orta bölümden uzaklaşır. Acil çıkışlar için acele eden yolcular genellikle ileriye doğru hareketlenir, arka kısımlar daha az tıkanık kalır. Bu sayede arka kısımlardan daha hızlı bir şekilde tahliye olunur. Uçak burun üstü yere düşerse, ön kısım çarpışma etkisinin bir kısmını emer. Böylece arka ve uçağın orta kısımları daha az zararla atlatabilir.

Unutmamak Gerekir ki Her Kazanın Ayrı bir Senaryosu Vardır

Yapılan tüm araştırmalar her ne kadar güven verici olsa bile uçağın kuyruk tarafında hiç problem yaşamayacağınız anlamına gelmez. Kuyruk tarafında oluşan bir sorundan dolayı düşen bir uçakta da olabileceğinizi ve bu durumun arkada veya ortada oturarak güvende olamayacağınızı destekleyecek senaryolarında olduğunu unutmamalısınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Uçak Kazasından İnsanların Kurtulma İhtimali Nedir?

Bir uçak kazası haberi gördüğümüzde aklımıza ilk gelen acaba kaç kişinin hayatını kaybettiğidir. Birçok insan hala uçak kazalarının çok tehlikeli ve ölümcül olacağını düşünür. Ancak araştırmalara göre bir uçak kazasına denk gelme ihtimalimiz 11 milyonda 1 olarak belirtiliyor. Aviation Safety Network, 2019 yılında 39 milyon uçuşun yapıldığını ve gerçekleşen kazalarında 2 milyon uçuşta 1 olduğunu belirtmiştir.

Kazaları Minimum Seviyeye Nasıl İndiririz

Uçak kazalarının oluşma sebebi iki nedene dayanır; teknik aksaklıklar ve insan faktörü. Havayolu firmaları her geçen yıl yaptığı teknik harcamalar ve personellerine olan yatırımlarıyla bu olayları en düşük seviyede tutmaya çalışıyor. Ancak kazaların en az şekilde yaşanması için şirketler kadar bizlerinde önem arz edecek tutumlarda bulunması gerekiyor. Havacılık kuralları gereği uçuş yaptığımız her seferde hostesler kalkış öncesi bilgilendirme yapması ve acil çıkış kapılarının nerede olduğunu göstermeleri gerekir. Sizlerde her zaman bu bilgilere kulak vermelisiniz.

Kazadan Kurtulma İhtimalimiz Nedir?

Kısa bir şekilde bahsetmek gerekirse kesin değildir. Uçak kazalarında hayatta kalma şansımız kazanın ne kadar yüksekte yaşandığına, uçağın kaza yaptığı alanın özelliğine, yangının seviyesine ve insan faktörünün ne kadar etkili olduğuna dayanır.

Kalkışta ve İnişte Dikkat Etmelisiniz

Uçak kazalarının en sık olduğu zamanlar kalkış ve iniş evreleridir. Hosteslerin genellikle emniyet kemerlerimiz için bizleri kontrol ettiklerini görürüz. Kalkış ve inişte yaşanan kazalarda ciddi darbeler almamak ve olabildiğince yerimizde sabit kalabilmek için kemerimizin iyi bir şekilde taktığınızdan emin olun.

 

resmin alt tagı

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 3150+ üyesi ve 7 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

     

    İletişim

    Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
    Pendik/ İstanbul

    0 538 062 81 90

    info@herkesicinhavacilik.com