Bir Uçak Günde Sadece Bir Defa Mı Uçar?

Her geçen gün genişleyen havacılık sektöründe uçaklar dur durak bilmeden mesai yapıyor. Havacılık sektörü 7/24 canlı bir sektördür. Binlerce uçağın olduğu bu sektörde her gün milyonlarca yolcu, kargo, taşıt gibi akla gelebilecek birçok canlı ve cansız varlık taşınıyor. Bu kadar hareketli bir sektörde bir uçağın günde bir kere uçuş yapması sizce mümkün mü? En basit halini düşünürsek uçaklar bazı noktalara aktarmalı olarak uçuş yapar. Hem fazla yolcu taşıma imkânı hem de mali açıdan tasarruf sağlayan bu sistemde zorunlu durumlar ya da anlaşmalar hariç iki uçak kullanılması pek görülebilen bir durum değildir. Sadece aktarmalı uçuşları bile düşünsek hiçbir uçak günde sadece bir kere uçuş yapmaz. Özellikle yurtdışı uçuşlarında 3 noktaya iniş yapan uçaklar çok sık bulunmaktadır. Mesela THY her gün 200 binden fazla yolcu taşıyor ve neredeyse her dakikada bir uçuş gerçekleştiriyorlar. Bu kadar çok uçuş gerçekleştiren bir firmanın uçaklarının günde sadece bir kere uçması imkânsızdır.

Birden fazla uçuş yapan uçaklar iniş yaptıkları noktalarda yakıt, ikram gibi ihtiyaçlarını giderip bir sonra ki noktaya uçuşlarını gerçekleştirebilirler.  Uçakların yaptıkları mesailer yılın farklı zamanlarında değişiklik gösterebilir. Normal bir gün için de gökyüzünde 10 000 ile 14 000 arası uçak bulunabilir. Yoğun bir günde ise bu sayı 20 000’i bulabilir. Gün içinde gökyüzünde ki uçakların çoğu ise tekrar eden uçuşlar yapar.  Bu kadar uçuşun yapıldığı sektörde firmaların uçaklarına sadece bir uçuş yaptırması pek mümkün değildir. Birçok açıdan da zarar ettirtir. Bu yüzden uçaklar günde birden fazla kez uçuş yapabilir bu uçuşların sayıları da artabilmektedir.

Uçaklardaki Oksijen Maskelerinin Özellikleri ve Kullanım Amaçları ?

Yolcuların can güvenliği için kullanılan oksijen maskesi sistemi aslında oldukça önemlidir. Uçaklarda her sistemin yedeğinin yedeği olduğu gibi oksijen maskelerinin de yedeği var hatta otomatik sistem bozulduğunda pilotların manuel olarak oksijen maskelerinin kapağını açabilmeleri için sistem de bulunmakta.  Uçaklar çok yüksek irtifalarda uçuş yaptıkları için bizim yeryüzünde ki gibi nefes alabilme imkânımız yoktur. Hatta uçuş yapılan yükseklikte sıcaklık, basınç, oksijen miktarı farklı olduğu için yalıtımsız bir ortamda yaşayabilme şansımız yoktur. Bu yüzden uçakların iç hava basıncını, oksijen seviyesini, sıcaklığını ve daha birçok parametreyi hesaplayan bir sistem bulunur. Sistem bir terslik algıladığında kokpite bildirir ve sorun çözülmezse maskelerin kapaklarını açar. Oksijen maskeleri takıldıktan sonra yaklaşık 15 dakika kadar bize oksijen sağlayabilir. Uçak modeline göre de değişiklik gösterebilir.  Oksijen tüplerinin içinde saf oksijen bulunmamaktadır. Uçakta sıkıştırılmış saf oksijen bulundurmak çok tehlikeli olduğundan oksijen tüpünün içinde Baryum Peroksit adlı bir madde bulunur.

Ani basınç kaybı yaşanan durumlarda önce bilinç kaybı, hareketlerde yavaşlama, görüş bozukluğu yaşanmasına sebep olurken ileri durumlarda organlarda iflas, beyin hasarı ve ölüm gerçekleşebilir. Bu yüzden maske takmama gibi bir durum olamaz. Oksijen maskesini kendinize doğru çektiğinizde oksijen akışı başlamaktadır. Maskeyi taktıktan sonra torbanın şişmemesi gayet normaldir. Bu, maskenin bozuk olduğunu işaret etmez. Oksijen maskesi kabin içi oksijen azalması ya da basınç kaybı gibi durumlarda açılır ve bu durumlar genelde çok uzun sürmez ya da acil durumda pilotlar hemen inişe geçer. O yüzden kendinizi, çevrenizi ve kabin görevlilerini zor duruma sokmadan sizden istenileni yapın ve koltuğunuzdan ayrılmayın. Sizin ve uçaktakilerin sakin tavırlar o an için en önemli şeydir. Bunu unutmayın.

 

Spotter’lar Ne İş Yaparlar?

Türkiye de mesleki bir anlam son yıllarda kazanmış ama birçok yerde oldukça popüler olan bir meslek olan “havacılık fotoğrafçılığının” ismi spotterdır. Fotoğraf çekme eylemine spotting, fotoğrafı çeken kişiye ise spotter denir. Havacılığa ve fotoğrafçılığa merakı, ilgisi olan kişilerin zevkle yapabileceği bir iş bence. Fotoğraf çekerken yeni yerler görebilir yeni insanlarla tanışabilir ve yeni şeyler öğrenebilirsiniz.

Günümüzde birçok bilgiye ulaşmak çok kolay. Aynı durum uçuş bilgileri için de geçerli. Eğer kendinize gideceğiniz yerle ilgili, uçuşlarla ilgili, çekim yapacağınız saat, hava durumu gibi faktörlerle ilgili bir program hazırlarsanız ve elinizde profesyonel bir kamera bulunuyorsa sizin önünüzde durabilecek pek engel yok demektir. Fotoğrafçılık hakkında basit bilgiler, mükemmel pozu yakalamak için geçireceğiniz saatlerde fikir alışverişinde bulunabileceğiniz bir arkadaşınız varsa ve biraz da sabrınız bulunuyorsa neden siz de spotter olmayasınız? Spotter olmaya karar verirseniz fotoğraflarınız paylaşmaktan çekinmemelisiniz. Ayrıca havalimanlarının yasak olan bölümlerine girmemeli ve yasakları ihlal etmemelisiniz.  Eğer sizde spotter olmayı gerçekten düşünüyorsanız şimdiden alıştırma yapmaya başlamalısınız çünkü fotoğrafçılık hem de havacılık fotoğrafçılığı çok kolay bir iş değildir.

Gibraltar Uluslararası Havalimanı’nın Diğer Havalimanlarından Farkı Nedir?

Dünyanın birçok yerinde havalimanı bulunmaktadır. Bu havalimanlarının pistleri yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Pist uzunluğu, rüzgar, pistin materyali gibi. Ancak bazı havalimanları var ki pilotlar orada iniş kalkış yaparlarken iki kere düşünmek zorunda kalırlar. Bunlardan biri de Gibralta Uluslararası Havalimanı’dır. Nam-ı diğer Cebelitarık Uluslararası Havalimanı. Bu havalimanının da diğer “tehlikeli” havalimanları gibi kendine özgü bir olayı vardır. Havalimanı Birleşik Krallığına aittir ve çok fazla yolculuğa izin verilmez. Havalimanı İngiltere Savunma Bakanlığı’nın kontrolü altındadır. Tarifeli olarak İngiltere ve İspanya’ya uçuş yaparken sezonluk olarak Malta’ya da uçuş bulunmaktadır.

Havalimanları şehirden uzak insanları tehlikeye atmayan bir şekilde yapılandırılırken Gibraltar Havalimanı şehirden sadece 500 metre ileri kurulmuştur. Üstüne üstlük de pist trafik akışının olduğu bir yoldan geçmektedir. Yani pistten bir uçak geçeceği zaman tüm yaya ve araç trafiği duruyor. Güzel bir görsel şölende olsa tehlikeli olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İlgili otoriteler tüm güvenlik önlemlerini aldıklarını belirtse de Cebelitarık Havalimanının en tehlikeli havalimanları arasında olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Eğer bir gün Cebelitarık şehrine ya da havalimanına yolunuz düşerse kendinize dikkat edip elinizi uzatsanız değebileceğiniz mesafede ki uçaklarla bol bol fotoğraf çekinmeyi unutmayın.

Dünyanın En Büyük Uçak Motoru Hangisidir? Özellikleri Nelerdir?

Boeing firmasının tasarladığı 737 Max uçaklarının yaşadığı kazalardan sonra firmayı toparlamak amacıyla geliştirilen 777X model uçağı için tasarlanan motorlar dünyanın en büyük uçak motorudur. General Electric’e ait GE9X adlı bu motor farklı uçaklardaki denemesinden sonra 777X’e takılacak. Firma GE9X motorunu 2016 yılından beri testlere tabii tutuyor. Testlerin büyük çoğunluğu Amerika’nın Ohio eyaletinde gerçekleştiriliyor. Birçok farklı testten geçen bu uçak ve motor en son eylül ayında stres testinde hasar almıştı ve yeniden geliştirilmek üzere hangara alınmıştı. Uzun yıllardır test aşamasında olan bu uçak ve motoru düzenlemelerden sonra geçtiğimiz ocak ayında yaptığı test uçuşunu başarıyla tamamladı.

Özellikleri Nelerdir?

Dünyanın en büyük uçak motorunun boyutu tam olarak Boeing 737’nin gövdesi kadar. General Electric firmasının mühendisleri tarafından üretilen ve geliştirilen motorun fan kanadı sayısını 22’den 18’e düşürmesi ve karbon fiber kompozitlerden tasarlaması motorun ağırlığını azalttı. 3D ile üretilen yakıt nozülleri, seramik kompozit malzemelerle üretilmiş parçaları sayesinde yakıt tasarrufunu %10 arttırıyor. GE9X 47.6’lık bir itiş gücüyle uçaklara birçok savaş motorundan daha yüksek bir itiş gücü kazandırıyor. Boeing, 737 Max’lerin kaybettirdiği para ve imajlarını bu uçak ve motoru sayesinde geri kazanabileceklerini düşünüyorlar. Şirket 400 milyon doların üstünde bir rakamla 777X uçaklarından 300’ün üstünde satış yaptıklarını belirtti aynı zamanda GE firması GE9X için QatarAirways, Lufthansa gibi havacılık sektörünün ileri gelen firmalarından 700’den fazla sipariş gelmiş. Umarız Boeing’in bu serisi ve en büyük motorları herhangi bir kaza yaşamaz.

Barra Havalimanı’nın Diğer Havalimanlarından Farkı Nedir?

Dünyanın en tehlikeli havalimanı sıralamasında en üst sıralardan girmeyi Barra Havalimanı dünyanın ilk plaj pistlerine sahiptir. İskoçya’nın Barra adasında yer alan bu pist 1930’lardan beri kullanılıyor. Adanın kuzeybatısında bulunur.

3 pisti bulunan havalimanında ki tüm pistler kum üstündedir. Uzunlukları 680 metre ile 846 metre arasında değişiklik göstermektedir. Pilotların en çok korktuğu havalimanlarından biri olan Barra Havalimanı, namına rağmen yılda 10 000 yolcu almaktadır.

Her yıl 1500 uçağın iniş kalkış yaptığı bu havalimanı her gün bir defa yaşanan gelgit yüzünden kapanıyor. Tüm uçuşların bu gelgite göre ayarlandığı havalimanında şu ana kadar herhangi bir kaza yaşanmamıştır. Kum piste iniş yapabilen küçük uçakların kullanıldığı havalimanı oldukça dikkat çekici yapısıyla insanları kendisine çekmektedir.

Uçuş Sırasındaki En Acil Durumlar (kaçırılma vs.) Nelerdir?

Uçaklar dev birer makinedir. İçlerindeki insanlar ve uçağın kendisi, havalimanları başlı başına birer cazibe merkezleridir. Durum böyle olunca hem mekanik hem insan hem de hayvanlardan kaynaklı tehlikelerle karşı karşıya kalınabilir. Bu tehlikeler acil durum planlamalarıyla çözümlenmeye çalışılmıştır. Acil durumların çoğu uçağa gelen hasarlar ya da teknik arızalardan dolayı gerçekleşmiştir. Birkaçı da insan faktörü kaynaklıdır. En acil olanlarsa uçağı ve içindekileri kazaya ya da ölüme sürükleyecek olanlardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

  • Kanunsuz Girişim: Uçağın içindeki insanların yaşamlarını tehlikeye sokan hiçbir uçuş ekibinin karşılaşmak istemediği durumlardan biridir. Belirli bir prosedür vardır. Bu prosedürlerin uygulanması sürecinde pilot birçok kuralı çiğneyebilir, rotadan sapabilir, çağrılara yanıt vermeyebilir ya da şifreli yardım isteyebilir. Bunlara karşılık uzlaşma yoluna gidilmek denenebilir, pilot talep edileni yapabilir. O an durumu kurtarmak için ne gerekiyorsa o yapılır.
  • Bomba İhbarı: Bir bombayla ilgili bilgi geldiğinde pilot en yakın meydana inmek için izin isteyebilir ya da tırmanmayı durdurup ani irtifa değişikliği isteyebilir. Pilotun iniş yapacağı pist hazırlanır ve uçuş ekibinden uçakta tehlikeli madde olup olmadığı konusunda bilgi alınır.
  • Kokpitte Duman: Pilotların görüşünü ve soluk almasını güçsüzleştireceği için acil iniş ya da alçalma yapmak isteyebilirler. Oksijen maskesi takıp görüş mesafesinin düşüklüğünden dolayı ACT’nin talimatlarıyla hareket edilir.
  • Kabin Basıncı Problemi: Uçak kabin basıncının düşmesi sabit olmayan eşyaların uçmasına sebep olur bu da fiziksel yaralanmalara sebebiyet verebilir. Basıncın düşmesi görüş bulanıklığına kısa süreli bilinç kayıplarına sebep olabilir.
  • Kuyruk Çarpması: Eğer kuyruk çarpması yaşanırsa uçak hasar görebilir. Bu durum uçak içi basıncı etkileyebilir böyle bir durumda basıncın ayarlanması zor olur. Eğer kuyruk çarpması yaşanırsa kuyruk çarpmasının yaşandığı pistte mania (yabancı madde) kontrolü yapılmalıdır.
  • Kuş Çarpması: Uçuş güvenliğini riske atan maddi bazen de manevi hasar verebilen bir olaydır. Kuşun ağırlığı, büyüklüğü vereceği hasarla doğru orantılıdır. Genel olarak uçağın ön tarafına ve motorlara hasar verebilir. Uçağın motorları tarafından kapılıp motora zarar verirken kuşun kendisi de ölebilir ya da gövdeye çarpmasıyla yaralanabilir.

Uçağın yaşayabileceği farklı acil durumlarda vardır. Yazıda belirtilenler birkaçından bahsetmektedir. Acil durumlarla karşılaşmamak ya da karşılaştığımızda ne yapacağımızı öğrenmek için uçuş görevlilerinin kalkışta gösterdikleri ve anlattıkları kuralları dikkatli bir şekilde dinlemeli, acil durumda onların söylediklerine oldukça dikkat etmeliyiz.

Kulenin Camları Neden Belli Bir Eğimle Yapılmaktadır?

Dünya üzerindeki ilk kuleler 1920’lerde hangarların ya da havalimanı binalarının üzerine inşa edilmiştir ve yapılan ilk kulelerin camları eğimsizdir. Ancak bir süre sonra kuleler binalardan uzaklaşmış ve eğimli bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Hepimiz televizyon, telefon ya da bilgisayar ekranına bakarken yansımalar görmüşüzdür ya da ekranlarımızda lekelenmeler olmuştur.Bazen umursamayıp işlerimizi yapmaya devam ederken bazen görüşümüz çok engellendiği için ekranı temizlemişizdir ya da yansıma yapan ışık kaynağını engellemeye çalışmışızdır.

Bu gibi görüş kısıtlayıcı durumlar bizim için bir tehlike yaratmazken kontrolörler için büyük bir tehlikedir. Eğer bilgisayar ekranlarında radarda görmeleri gereken sinyalleri göremezlerse ve buna göre kararlar alırlarsa can kaybına sebep olabilirler.  Aynı zamanda hava şartları her zaman güneşli ya da sakin olmayabilir. Yağmur, kar, dolu yağışı gibi hava koşullarında camların görüşü engelleyebilecek bir şekilde kirlenebilir, lekelenebilir. Bunları engellemek için kulenin camları belli bir eğimle yapılır. Bu şekilde yağışlardan etkilenme minimuma indirilir ve yansımalardan kaçınılır. Ayrıca olabilecek yansımaların ekrana yansıması engellenmek için kulelerin içinde ki tavan siyaha boyanmıştır. Bunun sebebi eğimli camlardan gelen sınırlı yansımalar siyah tavanda soğurulur ve böylece yansımalarda engellenmiş olur.

Bir Uçağın Daha Az Ya Da Daha Fazla Yakıt Yakmasının Sebepleri Nelerdir?

Uçaklarda kullanılan yakıtlar günlük kullandığımız araçlarda kullandığımız araç yakıtlarıyla aynı değildir. Petrol ailesinden olan Kerosen adlı bir madde kullanılır. Düşük sıcaklıklarda akışkanlığını kaybetmemesi, benzinden daha geç alevlenip daha çok ısı vermesi gibi sebeplerden dolayı seçilmiştir. Ancak uçak depoları binlerce litre yakıt alabilir. Bu yüzden de oldukça maliyetlidir. Havayolu şirketleri bu maliyeti düşürmek için farklı yollar denerler ancak bazı durumlar da fazla yakıt harcamak kaçınılmazdır. Mesela iniş kalkışlarda çok yüklü miktarda yakıt tüketimi gerçekleşir. Pilotlar yakıt tüketimini azaltmak için atmosferde çıkılabilecek en yüksek irtifaya çıkarlar çünkü atmosferin ne kadar yukarısına çıkılırsa o kadar az sürtünme gerçekleşir. Yükseklikle sürtünme ters orantılıdır. Aynı zamanda uçağın büyüklüğü ve aldığı kargonun ağırlığı yakıt tüketimini arttırır. Aynı şekilde hafif olan ve kargosu az olan uçaklarda yakıt tüketimi daha az olur.

Meteoroloji başlı başına bir yakıt tüketim faktörüdür. Özellikle doğu- batı güzergâhında çok güçlü rüzgâr akımları bulunur. Rüzgâr akımlarını pilotlar arkalarına alırlarsa 300 km/saat hız destek bile alabilirler. Aynı durum tersi içinde geçerlidir eğer rüzgâr uçağın karşısından eser ve uçağın daha fazla güç harcamasına yani yakıt kullanımını arttırmasına sebep olur. Aynı durum bulutlar içinde geçerlidir. Pilotlar şimşek yüklü ve kalın bulut tabakalarının içinden geçmeyi pek tercih etmez böyle durumda ya çevresinden dolanırlar ya da üstünden, altından geçmek isterler. Bu yüzden de yakıtı fazla harcamak zorunda kalırlar. Uçakların bir uçuşta daha öncekilerle eş değer seviyede yakıt yakması çok olası değildir. Çünkü her uçuş aynı seviyede zorluk taşımaz bu yüzden de yakıt tüketme seviyeleri değişkenlik gösterir. Gayet olağan bir durumdur.

Uçuşta Kullanımı Yasak Olan Cihazların Yasak Sebepleri Nelerdir?

Uçuşta kullanılan cihazların yasaklanma sebebinden önce hangi cihazların ne zaman yasak olduğuna bakalım. Havacılıkta neredeyse her şeyi kategorilere ayırdığımız gibi, cihazların kullanımıyla ilgili de bir kategori bulunmaktadır ve şu şekildedir:

  • Uçuş boyunca yasak olmayan elektronik cihazlar:

İşitme ve kalp cihazları, güneş enerjisi ile çalışan aletler, pilli gereçler.

  • Uçak kalkmadan ve indikten sonra kemer ışıkları söndükten sonra kullanımına izin verilenler.

Cep telefonları. (Hayatımızın olmazsa olmazı.)

  • Uçuş devam ederken kullanılabilen cihazlar:

Video kameralar ve kayıt cihazları, fotoğraf makineleri, elektronik oyuncaklar, MP3 kulaklıkla kullanılan müzik çalarlar, laptoplar, tabletler.

  • Uçuşta kullanımı kesin olarak yasak olan cihazlar:

Cep telefonları, telsizler, uzaktan kumandalı oyuncaklar, kulaklığı olmayan cep radyoları, küçük televizyonlar ve bluetooth alıcıları. Bu cihazlardan en çok sorgulananı tabii ki cep telefonları. Neden kapalı olmak zorunda? Neden uçak modunda olmalı? Açık kalsa sadece müzik dinlesem olur mu? Vb. benzer birçok soru… Hepsinin cevabıysa hayır kullanamazsınız hanımefendi/ beyefendi. Evet, şu zamana kadar hiçbir uçak yolcuların telefonu açık diye düşmedi ya da kaza yapmadı ancak bu telefonun sinyal gönderdiğini ve özellikle iniş kalkışta pilotun kuleyle olan görüşmelerini zora soktuğu gerçeğini değiştirmez. Tabii ki çok etkili bir durum değil iletişim yine de sağlanır ancak neden kendini ve o kadar insanı riske atasın ki? Gelişen teknolojiyle birçok firma uçaklarına uçak içi baz istasyonu kurabiliyor. FAA 2012 yılında uçak içi istasyon kurmuş uçakların içinde cep telefonu kullanımının bir sorun olmayacağını bildirdi ancak yine de son kararı havayolu şirketlerine bıraktı. Ayrıca teknoloji sinyal kesintilerini engellese de uçakta telefonla konuşmak hala yasak durumda. Sebebi ise 1000 feet üstüne çıkıldığında telefon artık birçok baz istasyonuna ulaşabileceği için sinyali daha güçlü olacaktır ve hiçbir pilotta bunun bir sorun yaratmasını istemez. Ve tabii ki lüks bir taşıt olan uçaklardaki elit ortamın yüksek sesli bir telefon görüşmesiyle bozulmasını hangi havayolu firması ister ki? Sebep ne olursa olsun özellikle cep telefonları, laptoplar, tabletler güçlü sinyaller yayarlar ve kokpit içindeki görüşmeleri sekteye uğratabilirler. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak için elektronik aletlerimizi kapatalım ya da uçak moduna alalım.

 

 

 

Bebekler Uçak Bileti Almak Zorunda mıdırlar?

‘Bebek yolcular için uçak bileti alınmalı mı?’ sorusundan önce bebek yolcunun yaş sınırlarını ve nasıl yolculuk edeceğini bilmemiz gerek. Bebek yolcuların yaş aralığı 0-24 ay arasıdır. Bunun da bir iç yüzü bulunmakta, yeni doğan bebeklerin hiçbir koşulda uçuşuna izin verilmemektedir. En az doğumundan 7 gün geçmiş olmalı ve doktor raporuyla bir sakınca olmadığı belgelenmelidir. Aynı zamanda hiçbir bebek tek başına seyahat edemez, bebeğin yanında 18 yaşını doldurmuş ebeveynleri veya ebeveynlerin izin verdiği bir refakatçi bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu refakatçi sadece bir bebekten sorumludur iki bebek veya daha fazlasına refakatçi olamaz her refakatçi tek bebekten sorumludur. Uluslararası otoriteler ve uçuş emniyet kurallar bunu gerektirir.

Bebek yolcular genel olarak refakatçilerinin kucağında seyahat ederler. Havayolları bebek yolcular için kendi prosedürleri gereği ücretlendirme yaparlar. Bu ücretlendirme havayolu şirketleri arasında değişiklik gösterebilir. Gerekli durumlarda ya da istenen durumlarda bebek yolcu içinde indirimli çocuk bileti satın alınabilir ancak bu koltuğa yanınızda bebek yolcu için araba puseti getirmek zorundasınız. Her bebek yolcu için ekstra olarak bebek yolcu kemeri verilir aksi bir durumda siz gidip istemelisiniz. Sizin ve bebeğinizin can güvenliği için buna dikkat etmelisiniz.

Bebek Yolcuya Alınan Bilet İçin Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Havayollarının bebek yolcu için ücretlendirme yaptığından bahsettik ancak bileti aldıktan sonra uygulanması gereken önemli adımlar bulunmakta:

  1. Nasıl siz kimlik bilgilerinizi verip bilet yazdırıyorsanız aynı işlem bebek yolcu içinde yapılmalıdır. Aksi taktirde uçağa binemezsiniz.
  2. Eğer dış hatlarda uçuyorsanız bebeğiniz için ‘özel mama’ hazırlanmasını isteyebilirsiniz. Bu mamalar genelde iki çeşit olmaktadır. Seçim size kalmış… Ancak unutmayın ki bu isteğinizi uçuştan en az 24 saat önce bildirmelisiniz.
  3. Uçak içinde bebeğinizi emzirmeniz, altını değiştirmeniz ya da beslemeniz için mamasını ısıtmanız gerekiyorsa bunu kabin ekibine bildirmeniz yeterlidir. Uçak içinde bu hizmeti size verecek donanım bulunmaktadır.
  4. Bebek yolculara uygun, bebek yolcu kemeri verilir aksi bir durumda sizin gidip bunu hatırlatmanız gerekir. Sizin ve bebeğinizin can güvenliği için buna dikkat etmelisiniz.

Bebek yolcular için almak zorunda olduğunuz biletler havayollarında indirimli olarak satılır sizin ve bebeğiniz için en iyi olanı almalı ve sağlıklı bir uçuş için yukarıda ki adımlara dikkat etmelisiniz. İyi uçuşlar dilerim.

 

 

Yüksek İrtifada Otomatik Pilot Devre Dışı Kalırsa Uçak Ne Gibi Tepkiler Verir?

Pilotların iş yükünü azaltan, onların stres düzeylerini düşüren yegâne yardımcı sistemlere oto pilot deriz. Pilotlar kalkış yaptıktan sonra inişe geçene kadar uçakları oto pilota devrederler tabii kontrol mekanizmasını ellerinde tutarak. Oto pilotlar her ne kadar pilotlara yardımcı olsa da pilotlar uçuşlarında 150’den fazla insanın hayatından sorumlu oldukları için tüm kontrolleri ellerinde tutarlar. Oto pilot sistemler bazı durumlarda iniş aşamasında bile çalışabiliyorken kalkış aşamasında açık olmuyorlar. Pilotlar uçuşlarında kısa bir süreliğine manuel olarak uçakları kontrol etse de özellikle kalkış gibi komplike olaylarda oto pilot yetersiz kalıyor. Aynı durum sistem arızaları için de geçerli. Eğer oto pilot yazılımında ya da sisteminde bir hata meydana gelirse yani oto pilot bozulursa kokpitte ses ve parametrelerle uyarı verilmeye başlanır. Bu arızayı pilot çözüme kavuşturamazsa oto pilotu devre dışı bırakıp manuel uçuşa geçerler. Zaten tüm pilotlarımız eğitimlerinde ATPL lisanlarını alırken önce manuel olarak uçuş yapıyorlar daha sonra tüm eğitimlerini tamamladıktan sonra oto pilotu kullanmaya başlıyorlar.

Oto Pilot Devre Dışı Kaldığında Yolcular Bunu Hissedebilir mi?

Uçakta olan bir arızayı ya da sorunu hissedebilmemiz için o sorunun gövde, kanat ya da kuyrukta olması gerekir. Uçağın yaşayabileceği sistem arızalarını yolcuların hissetmesi pek mümkün değildir çünkü uçaktaki tüm sistemlerin yedeğinin yedeği bulunmaktadır ve herhangi bir sorunda diğer yedekler devreye girer. Aynı durum oto pilot içinde geçerli. Fakat dediğim gibi sorun devam ederse ve bir çözüme ulaşılamazsa kokpitte her zaman durumu ele alacak iki pilot bulunmaktadır. Aslında oto pilotta oluşabilecek hiçbir sorunda endişelenmeye gerek yoktur çünkü onları kontrol eden ve mükemmel uçuş kabiliyetine sahip pilotlarımız bulunmakta o yüzden kimsenin korkmasına ya da endişelenmesine gerek yok.

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle ise 3045+ üyesi ve 7 temsilciliği ile Havacılığın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu haline gelmiştir.

Mail Formu

 

İletişim

Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
Pendik/ İstanbul

0 538 062 81 90

info@herkesicinhavacilik.com