resmin alt tagı

Uçaklar Neden Rüzgâra Karşı Kalkar?

İlk bakışta rüzgâra karşı hareket etmek zorlayıcı gibi görünebilir. Ancak havacılıkta durum bunun tam tersidir. Uçaklar, aerodinamik prensipler gereği hem kalkışta hem de inişte rüzgârı mutlaka karşıdan (burundan) almak isterler.

 

Aerodinamik Prensip: Yer Hızı Değil, Hava Hızı

Bir uçağın havalanabilmesi için kanatlarının üzerinden belirli bir hızda hava akması gerekir. Burada kritik olan, uçağın yere göre hızı değil, havaya göre hızıdır.

Örneğin;

  • Bir uçağın havalanması için gereken hız 200 km/s olursa,
  • Uçağın burnuna doğru karşıdan 50 km/s hızla rüzgâr esiyorsa,
  • Uçağın motor gücüyle sadece 150 km/s hıza ulaşması yeterli olacaktır.
  • Çünkü 150 km/s kendi hızı ve 50 km/s rüzgârın hızı toplandığında, kanatlar üzerindeki hava akışı gereken 200 km/s değerine ulaşır.

Kalkış Mesafesi ve Güvenlik Avantajı

Bu durumun en büyük yararı, uçağın daha kısa pist mesafesinde kalkabilmesi ve tekerleklerin aşırı hıza maruz kalıp zorlanmamasıdır. Tam tersi durumda, yani rüzgâr arkadan eserse (Tailwind), uçağın kalkabilmesi için yere göre çok daha yüksek hızlara çıkması ve çok daha uzun bir pist kullanması gerekir. Bu da sanılanın aksine bir avantaj değil, riskli ve tehlikeli bir durumdur.

Bu nedenle havaalanlarında pist kullanımı sabit değildir; rüzgârın yönüne göre kule tarafından aktif pist yönü sürekli değiştirilir. Rüzgârı karşıdan almak sadece kalkışta değil, iniş safhasında da hayati önem taşır. Karşıdan esen rüzgâr, uçağın yere göre hızını düşürerek çok daha kısa mesafede güvenle durmasını sağlar. Özetle; rüzgârı karşıdan almak hem yakıt tasarrufu sağlar hem de operasyonun güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanır.

Tek Pistli Bir Havalimanında Saatlik Maksimum İniş-Kalkış Sayısı (Throughput) Nasıl Hesaplanır?

Tek pistli havalimanlarında pist kapasitesi, havalimanının saatlik ne kadar trafiği güvenli şekilde karşılayabileceğini gösterir. Bu kapasiteye throughput denir ve iniş- kalkış planlamasında önemli bir kriterdir.

İniş-Kalkış Sayısı Hesaplaması

Saatlik maksimum iniş-kalkış sayısı hesaplanırken pist üzerindeki minimum zaman aralıkları dikkate alınır. Uçaklar arasındaki ayırma mesafesi, türbülans (wake turbulence) kategorileri, pistin sadece iniş mi yoksa iniş-kalkış karışık mı kullanıldığı gibi faktörler throughput’u etkiler. Basit bir yaklaşımla, bir iniş veya kalkış için pistin ortalama kullanım süresi belirlenir. Örneğin, pistin her bir uçak için ortalama 2 dakika meşgul edildiği varsayılırsa, 60 dakika/ 2 dakika = 30 hareket/saat olarak hesaplanır.

Sonuç Olarak;

Tek pistli bir havalimanında saatlik maksimum throughput, pist kullanım süresi ve uçaklar arasındaki emniyetli ayrılma kriterlerine göre belirlenir. Doğru hesaplama trafik yoğunluğunun dengeli yönetilmesini ve operasyonların güvenli şekilde sürdürülmesini sağlar.

Bir Uçağın İniş Hızı İle Kalkış Hızı Arasındaki Farkın Sebebi Nedir?

Kalkış Hızı Nedir ve Ne Zaman Belirlenir?

Kalkış hızı, uçağın pist üzerinde yeterli kaldırma kuvvetini üretip yerden kesilebildiği minimum hızdır. Bu hız tek bir sayı değildir; V1, VR ve V2 gibi farklı kalkış hızlarıyla tanımlanır. Kalkış anında uçak genellikle en ağır halindedir; yakıt doludur, yolcu ve kargo yükü fazladır. Ağırlık arttıkça kanadın yeterli kaldırmayı üretebilmesi için daha yüksek hıza ihtiyaç duyulur. Ayrıca kalkışta flaplar sınırlı açıyla kullanılır; bu da inişe kıyasla daha az kaldırma, dolayısıyla daha yüksek hız gerektirir.

İniş Hızı Nedir ve Neden Daha Düşüktür?

İniş hızı, uçağın güvenli ve kontrollü şekilde piste temas edebilmesi için kullanılan hızdır ve kalkış hızından belirgin şekilde daha düşüktür. Bunun en önemli nedeni, iniş sırasında uçağın çok daha hafif olmasıdır; uçuş boyunca büyük miktarda yakıt tüketilmiştir. Ayrıca inişte flaplar maksimuma yakın açılır ve kanadın yüzey alanı ile kaldırma katsayısı ciddi şekilde artırılır. Bu sayede uçak, daha düşük hızlarda bile havada kalabilir. Düşük iniş hızı, frenleme mesafesini kısaltır ve pist üzerinde daha güvenli duruş sağlar.

İniş ve Kalkış Hızları Arasındaki Farkın Temel Sebebi Nedir?

İniş ve kalkış hızları arasındaki farkın temel sebepleri; uçak ağırlığı, kanat konfigürasyonu (flap ayarları) ve operasyonel güvenlik gereklilikleridir. Kalkışta uçak ağır, flaplar sınırlı ve motorlar maksimum itişteyken; inişte uçak hafif, flaplar daha açık ve hedef, mümkün olan en düşük güvenli hızla piste inmektir. Bu nedenle aynı uçak için kalkış hızı her zaman iniş hızından daha yüksektir. Kısaca özetlemek gerekirse: uçak kalkarken “taşımak”, inerken ise “yavaş ve kontrollü durmak” için optimize edilir.

 

Uçaklar Kalkıştan Neden Kalkıştan Vazgeçer?

Bir pilotun kalkışı yarıda kesmesine ve fren yapmasına neden olabilecek motor arızasının yanı sıra başka birçok şey daha vardır. Bunlara yangın, kontrol kaybı, olumsuz hava koşulları veya diğer teknik arızalar dahildir. Bu şeyler, V1’den önce meydana geldikleri sürece, uçağı durdurarak sorunlar kolaylıkla çözülebilir.

V1 etkili bir şekilde geri dönüşü olmayan noktadır. Uçağın kalkışa kararlı olduğu noktadır. V1 aslında bir hızdır. V1’in kesin hızı, uçak ağırlığına, pist uzunluğuna, kanat flap ayarlarına, hava durumuna ve daha birçok etkene göre değişir. Her uçuş için V1’in tam hızı kalkıştan önce hesaplanır

Uçak bu hıza ulaştığında, frene basmak ve/veya ters itme yapmak ve uçağı durdurmak güvensiz hale gelir. Bu noktada uçağın kalkış yapmaya kalkışması, motor arızasının olup olmamasıdır.

Uçak V1 hızına ulaştığında kalkıştan nasıl vazgeçilir?

Bir pilot V1’e ulaşıldığını onayladıktan sonra ellerini gazdan çekecektir. V1’e ulaşılana kadar, pilot genellikle herhangi bir nedenle durmaları gerekebileceği ihtimaline karşı elini gazda tutar. V1’den sonra, her şey uçağın sorunsuz bir şekilde kalkmasını sağlamakla ilgilidir.

Pilot elini gazdan çektikten sonra uçağın burnunu yukarı kaldırmaya başlayabilir. Bu aynı zamanda ön tekerleklerin yerden ayrılacağı andır. Vr veya döndürme, uçağın kaldırma kuvvetinin uçağı aşağı çeken yerçekimi etkisinden daha büyük hale geldiği andır. Bu aşamada pilot, kontrolleri geri çekerek dönüş manevrasını başlatır.

Peki, V2 hızı nedir?

V2, bir motor arızalanmaya başlasa bile uçağın yine de havalanabileceğini ve güvenli bir şekilde iniş yapmak için uygun acil durum prosedürünü uygulayabileceğini belirleyen güvenlik hızıdır.

Rüzgâr, toplam ağırlık ve daha fazlası gibi birçok faktörden etkilenebileceği için V2 ayrıca her uçuştan önce hesaplanır. V2’ye V1’den sadece saniyeler sonra ulaşıldığı göz önüne alındığında, hız yalnızca birkaç deniz mili daha yüksektir.

V2 hızını koruyan bir uçak, pistin sonunda yerden 35 fit yüksekliğe ulaşarak yolundaki çoğu engeli aşacaktır.

Havalimanları inşa edilirken, motor arızası nedeniyle V2 hızında hareket eden bir uçağın çevredeki herhangi bir binaya veya yapıya çarpmaması için bu yükseklik dikkate alınır. Kısacası V2, bir şeyler çok ters gitse bile geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşıldıktan sonra uçağın güvenli bir şekilde kalkabileceği hızdır.

resmin alt tagı

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle; 3500+ üyesi ile Türk Sivil Havacılığının En Büyük Sivil Toplum Kuruluşudur. 150+ den fazla çalışanı, kendine ait eğitmen kadrosu, marka temsilcileri, avukat kadrosu, akademisyen destekleri ve sektörel iş birlikleri ile yılda 300.000+ insanla etkileşim halindedir.

®️ ISO 21001:2018 Uluslararası Eğitim Kuruluşları Yönetim Sistemi Standardına sahip Türkiye'deki İLK ve TEK havacılık derneğidir.

 

Mail Formu

     

    İletişim

    Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
    Pendik/ İstanbul

    0216 771 2015

    info@herkesicinhavacilik.com