resmin alt tagı

Havalimanlarında ‘’ Yer Hizmetleri’’ Şirketleri Uçağın Sahibi Olan Havayolundan Neden Ayrı Bir Şirkettir?

Bir uçağa bindiğinizde biletinizin üzerinde havayolunun logosunu görürsünüz; ancak bavulunuzu yükleyen, uçağı iten (push-back) veya körüğü yanaştıran personelin üzerinde genellikle “Havaş”, “Çelebi”, “Swissport” veya “TGS” gibi farklı şirketlerin üniformaları vardır. Havacılık endüstrisinde “Ground Handling” (Yer Hizmetleri) olarak adlandırılan bu operasyonun, uçağın sahibi olan havayolundan ayrı bir şirket tarafından yürütülmesinin çok kritik ekonomik ve operasyonel nedenleri vardır. Bu ayrım, küresel havacılık sisteminin sürdürülebilir olmasını sağlayan temel bir iş modelidir.

Maliyet Verimliliği ve “Dış İstasyon” (Outstation) Gerçeği

Havayollarının yer hizmetlerini dış kaynak (outsourcing) olarak kullanmasının en temel nedeni ölçek ekonomisidir. Bir havayolu şirketi için kendi ana üssünde (Hub) yer hizmeti vermek mantıklı olabilir ancak uçtuğu her noktada bunu yapmak finansal bir intihardır.

Bunu bir örnekle açıklayalım: Bir havayolu şirketi İstanbul’dan (Ana Üs) günde 300 sefer düzenliyorsa, burada kendi personelini ve milyonlarca dolarlık ekipmanını bulundurmak kârlı olabilir. Ancak aynı havayolu, haftada sadece 2 kez uçtuğu Zanzibar’a veya ayda birkaç kez uçtuğu küçük bir Avrupa şehrine kendi ekibini, merdiven arabasını, bagaj yükleyicisini ve de-icing (buz çözme) aracını götüremez.

  • Ekipman Maliyeti: Bir “Push-back” aracı veya buzu çözen “De-icing” kamyonu yüz binlerce dolar değerindedir. Bu araçların sadece haftada iki uçuş için bir havalimanında âtıl beklemesi büyük bir sermaye kaybıdır.
  • Personel Giderleri: Her destinasyonda vizeli, eğitimli ve sertifikalı personel istihdam etmek yerine, o havalimanında halihazırda bulunan ve günde 50 farklı havayoluna hizmet veren yerel bir şirketten hizmet satın almak birim maliyeti inanılmaz düşürür.

Operasyonel Uzmanlık ve Havalimanı Regülasyonları

Havacılıkta “uçmak” ve “uçağı yerde yönetmek” birbirinden tamamen farklı uzmanlıklar ve lisanslar gerektirir. Yer hizmetleri şirketleri, sadece bu alana odaklandıkları için operasyonel süreçleri havayollarından daha hızlı ve güvenli yönetebilirler.

  • Yasal Zorunluluklar ve Tekelleşme Önlemleri: Dünyadaki pek çok havalimanı otoritesi, apron trafiğini ve güvenliğini kontrol altında tutmak için o meydanda hizmet verebilecek yer hizmeti firması sayısını sınırlar (Örneğin; “Bu havalimanında sadece lisanslı 3 firma yer hizmeti verebilir” der). Havayolu şirketinin kendi ekibini kurmasına yasal olarak izin verilmeyebilir.
  • Odaklanma Stratejisi (Core Business): Havayollarının ana işi “bilet satmak ve uçak uçurmaktır”. Bavul taşımak, uçak temizlemek veya tuvalet atıklarını boşaltmak yan hizmetlerdir. Havayolları bu riskli ve zorlu operasyonları uzman şirketlere devrederek, kendi marka kalitelerine ve uçuş güvenliğine odaklanırlar.
  • Sorumluluk Paylaşımı: Uçak yerde bir kazaya karıştığında (örneğin bir bagaj aracı uçağa çarptığında), bu operasyon ayrı bir şirket tarafından yapılıyorsa, sigorta ve tazminat süreçleri havayolu için daha yönetilebilir hale gelir.

 

Havacılıkta AOG (Aircraft On Ground) Ne Demektir?

Havayolu operasyonlarında uçakların teknik açıdan uçuşa elverişli olması, emniyetli ve zamanında uçuşların temel şartıdır. Ancak operasyon sürecinde zaman zaman teknik arızalar veya beklenmeyen bakım gereksinimleri ortaya çıkabilmektedir. Bu gibi durumlarda uçağın uçuş programından çıkarılması ve yerde bekletilmesi gerekebilir. Havacılıkta bu durum ‘’Aircraft On Ground (AOG)’’ kavramı ile ifade edilmektedir. Bu çalışmada, AOG kavramının ne anlama geldiği, hangi durumlarda ortaya çıktığı ve havayolu operasyonları üzerindeki etkileri ele alınacaktır.

Ne Zaman AOG Denir?

Bir uçağa AOG statüsü verilir, eğer kritik bir sistem arızası varsa (motor, avionik, hidrolik, iniş takımı vb.) parça eksik veya arızalıysa, bakım onayı (release to service) verilmiyorsa, emniyet açısından uçuşa izin yoksa bu durumda uçak uçuş programından düşer. AOG ciddi bir durumdur çünkü uçak uçmadıkça para kaybettirir, yolcular mağdur olur, zincirleme gecikmeler başlar, mürettebat görev süresi boşa gider, slot ve hat planları bozulur. Bu yüzden AOG havayolu için en acil önceliklerden biridir. AOG olduğunda ne yapılır? Pilot arızayı rapor eder (tech log), bakım birimi arızayı değerlendirir. Parça gerekiyorsa yerel stoktan ya da başka ülkeden AOG shipment ile (en hızlı kargo) gönderilir. Bakım yapılır, release to service verilir. Uçak tekrar programa girer. Bu sırada OCC uçağı programdan çıkarır, başka uçak bulur, uçuşları yeniden planlar.

Sonuç Olarak;

AOG durumu bir uçağın geçici olarak uçuş dışı kalmasına neden olan ciddi bir operasyonel problemdir. Bu durum yalnızca ilgili uçağı değil, aynı zamanda uçuş programını, mürettebat planlamasını ve yolcu memnuniyetini de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle AOG vakalarının hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesi, havayolu işletmeleri için büyük önem taşımaktadır. Etkin bir bakım ve operasyon koordinasyonu sayesinde AOG sürelerinin kısaltılması ve operasyonel kayıpların azaltılması mümkün olabilmektedir.

resmin alt tagı

Herkes İçin Havacılık Derneği, 2015 yılında öğrenciler tarafından kurulan ve yönetilen bir dernek olarak İLK ve TEK olma özelliğiyle havacılık tarihine imzasını bırakmıştır.

Bugün itibariyle; 3500+ üyesi ile Türk Sivil Havacılığının En Büyük Sivil Toplum Kuruluşudur. 150+ den fazla çalışanı, kendine ait eğitmen kadrosu, marka temsilcileri, avukat kadrosu, akademisyen destekleri ve sektörel iş birlikleri ile yılda 300.000+ insanla etkileşim halindedir.

®️ ISO 21001:2018 Uluslararası Eğitim Kuruluşları Yönetim Sistemi Standardına sahip Türkiye'deki İLK ve TEK havacılık derneğidir.

 

Mail Formu

     

    İletişim

    Yenişehir Mahallesi Osmanlı Bulvarı No:2 Ayport Sitesi A Blok Ofis No:2
    Pendik/ İstanbul

    0216 771 2015

    info@herkesicinhavacilik.com